(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/12769 E. , 2011/658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatifin 20.07.1997 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan karar gereği 1.750 YTL alacağının olduğunu, davalının kendisini sürekli oyaladığını belirterek, paranın o günkü alım gücünü yitirmesi nedeniyle ekonomik değişkenler (enflasyon, maaş, döviz, altın vs.) göz önüne alınarak hesaplanacak alacağının, yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 5.11.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 8.662,54 YTL.ye çıkarmıştır. Davalı, davacıdan 65 ve 66 parsel nolu taşınmazların satın alındığını, bunun dışında bir taşınmaz satın alınmadığını, buna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, davacının hesap tetkik komisyon üyesi ve kooperatif üyesi olmasına rağmen 1999 yılı genel kurul toplantılarında iddia edilen satışa ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, genel kurullarda böyle bir alacağın görüşülmediğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 20.07.1997 tarihli kooperatif genel kurul toplantı tutanağında davacıdan daha önce satın alındığı belirtilen taşınmaz bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı alacağının dayanağı olarak 20.07.1997 tarihli kooperatif genel kurul toplantı tutanağına dayanmış olup, davalı ise davacıya ait 65 ve 66 nolu parseller dışında 2010/12769-2011/658 davacının iddia ettiği ve genel kurul toplantı tutanağında belirtilen 3.900 m2 bir taşınmazın davacıdan satın alınmadığını savunmuştur. 20.07.1997 tarihli davalı kooperatif genel kurulu toplantı tutanağının 7. bendinde “Alınan karar doğrultusunda daha önceden satın alınmış bulunan 3.900 m2 arsanın sahibi olan ...'ye beher ortaktan 35.000.000 TL tahsil edilmesi yolu ile toplam 1.750.000 TL ödenmesine oybirliği ile karar verilmiştir” şeklinde bir kararın alındığı anlaşılmaktadır. Kararda bir taşınmaz satımına ilişkin bedelin ödenmesinden bahsedilmiş olup,bu kararı içeriği itibariyle soyut bir borç ikrarı olarak kabul etmek mümkün değildir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında davalıya satışı yapıldığı iddia edilen taşınmazın hangi taşınmaz olduğu ve hangi tarihte tapu devrinin yapıldığı hususlarında bir açıklama getirmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece davacıdan iddiasına konu 3.900 m2 taşınmazın ne suretle ve hangi şekilde davalı kooperatife devrinin yapıldığı hususunda açıklaması istenerek ve davalının buna ilişkin karşı delilleri sorularak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2.Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,