Esas No
E. 2021/11196
Karar No
K. 2021/11855
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/11196 E.  ,  2021/11855 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... ve ... vekilleri, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili, davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Kullanım kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2074 ada 26, 27 ve 43 parsel sayılı sırasıyla 7.021,29; 513,48 ve 24.815,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinde bulunan dört adet tek katlı ve iki adet iki katlı binanın ..., ..., ... ve ... ile ... ve ...’nın müştereken fiili kullanımlarında olduğu, 2074 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinde bulunan iki adet iki katlı, iki adet üç katlı ve tek katlı binanın kırk yıldan beri ..., ..., ... ve ... ile ... ve ...’ın müştereken fiili kullanımlarında olduğu, 2074 ada 43 parsel sayılı taşınmazın ise 7.951,63 metrekare kısmının Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nün 12.7.2010 tarihli yazısına istinaden eylemli orman olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiş; 2074 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tespitine karşı, askı ilan süresi içerisinde ... tarafından açılan dava sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 14.08.2012 tarihli ve 2010/2723 Esas, 2012/815 Karar sayılı kararı ile taşınmazın anılan dava dosyasındaki fen raporunda (A) harfi ile gösterilen 185,41 metrekare kısmının bu taşınmazdan ifrazı ile 2074 ada 85 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 2074 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 24.629,65 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve iş bu karar 26.11.2014 tarihinde kesinleştirilmiştir.

Davacı ..., çekişmeli 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davacı ... ve ..., 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak; taşınmazın bu bölümünün kendileri ile kardeşleri ...'ın fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davacı ..., 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak; taşınmazın iddiasına konu bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davacı ... ise, 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak; taşınmazın iddiasına konu bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek dava açmış; icra edilen keşif sonucunda ...'ın iddiasına konu bir kısım yerin 2074 ada 26 parselde, bir kısım yerin ise 2074 ada 43 parselde; ...'un iddiasına konu bir kısım yerin 2074 ada 26 parselde, bir kısım yerin ise 2074 ada 27 ve 43 parsellerde kaldığının belirlenmesi üzerine bu kişiler tarafından iddiaları 2074 ada 27 ve 43 parsellerin belirtilen kısımlarına yönelik yaygınlaştırılmış, diğer taraftan yargılama sırasında ..., 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak; taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek; ... ve ..., çekişmeli 2074 ada 43 sayılı taşınmazda, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/563 Esas sayılı dava dosyasında lehlerine kullanıcı şerhi verilmiş olup, bu taşınmazda ... ve ... ile ...'un kullanımı bulunmadığını ileri sürerek; ... ve müşterekleri, 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, bu taşınmaza yönelik açılan davada hukuki yararları bulunduğunu ileri sürerek, ... ve müşterekleri ile ... ise, ayrı ayrı 2074 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır.

Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı ve birleşen dosyaların davacılarının ve müdahillerin davalarının kısmen kabulüne, fen bilirkişisi ... 06.12.2013 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 344,52 metrekare yüzölçümündeki kısmın yol olarak terkinine, (B) harfi ile gösterilen 2.700,52 metrekare kısım ile üzerindeki iki adet iki katlı bina ve iki adet bir katlı binanın ... evlatları ..., ..., ... ve ... ile ... ve ... fili kullanımında olduklarının tespitine, 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine bu şekilde yazılmasına, (C) harfi ile gösterilen 199,15 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bir katlı bina ve bahçenin kırk yıldan beri ...'in fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, (D) harfi ile gösterilen 268,08 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bir katlı bina ve bahçenin yirmi yıldan beri ... ... Usta'nın fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, (E) harfi ile gösterilen 335,22 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bahçenin kırk yıldan ...'in fiili kulanımında olduğu şerhinin yazılmasına, (F) harfi ile gösterilen 187,86 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 nolu parselden; (J) harfi ile gösterilen 838,490 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 27 parselden ifrazı ile, bu kısımların toplam 1.026,35 metrekare yüzölçümü ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bahçenin kırk yıldan beri ...'in fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, (K) harfi ile gösterilen 205,89 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 27 parsel sayılı taşınmazdan; (G) harfi ile gösterilen 1.387,08 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile, ayrı bir parsel numarası verilerek 1.592,97 metrekare yüzölçümü ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bahçenin ... mirasçılarının fiili kullanımında olduğunun şerhinin yazılmasına, (H) harfi ile gösterilen 1.598,86 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile ayrı bir parsel numarası verilerek beyanlar hanesine üzerindeki bahçenin kırk yıldan beri ... mirasçılarının fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, (I) harfi ile gösterilen 9.469,10 metrekare yüzölçümündeki kısmın 2074 ada 27 parsel olarak bırakılmasına ve beyanlar hanesine, tespit tutanağında olduğu gibi ... evlatları Mehmet, ..., Hasan ve ... ile ... ve ...'ın fiili kullanımında olduğu şerhinin yazılmasına, çekişmeli 2074 ada 43 nolu parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... 18.01.2016 tarihli krokili raporunda (C) harfi ile gösterilen 7.951,63 metrekare yüzölçümündeki kısmın, taşınmazdan ifrazı ile eylemli orman vasfı ile ayrı bir parsel numarası verilerek tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan ve (L), (M), (N) ve (O) harfleri ile gösterilen toplam 16.863,43 metrekare yüzölçümündeki kısmının beyanlar hanesine ... ve ...'ın fiili kullanımında oldukları şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... vekilleri, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili, davalılar Mehmet ve ... tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davalı ... vekili ile davalılar ... ve ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından 12.06.2017 ve 07.06.2017 tarihli ayrı dilekçeler ile temyizden feragat edildiği bildirildiğinden temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

2.Davacı ... ve ... vekilleri, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dosya kapsamı, keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının esas alındığı belirtilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.

Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli değildir. Şöyle ki; 3402 sayılı Kanun'un 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Ne var ki, dava konusu taşınmazların ya da iddiaya konu ayrı bölümlerinin evveliyatında kimin kullanımında olduğu, kim tarafından ne zamandan beri hangi tasarruflarla kullanıldığı, taşınmazın ya da taşınmaz bölümlerinin kullanım hakkının ortak muristen gelmesi halinde taksim, satış, hibe ya da başka bir yolla mirasçılarından birisine intikal edip etmediği hususunda mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı beyan alınmadığı gibi, özellikle, ... mirasçılarının kullanımına yönelik şerh verilen 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın (G), 2074 ada 27 parsel sayılı taşınmazın ise (K) ile gösterilen kısımlarına yönelik, ... mirasçısı ... oğlu ...'un müstakilen şerh talebi olduğu, yine ... mirasçılarının kullanımına yönelik şerh verilen 2074 ada 26 parsel sayılı taşınmazın (H) ile gösterilen kısmına yönelik ise ... mirasçılarından ...'ın müstakilen şerh talebi olduğu göz önünde bulundurulmamış, karar yerinde hangi nedenlerle bu kişilerin taleplerinin yerinde görülmediği tartışılıp değerlendirilmemiş, yapılan keşiflerdeki taşınmazın evveliyatı, ilk olarak kimin kullanımında olup, bu kullanımın hangi hukuki nedene dayalı olarak kime intikal ettiği ve tespit günü itibariyle kimin kullanımında olduğuna ilişkin beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, benzer şekilde 2074 ada 43 parsel sayılı taşınmazın (N) ile gösterilen bölümüne ...'ın; (M) ile gösterilen kısmına ise ...'un davası bulunduğu halde bu kısımları da kapsayan bölümlere yönelik hangi nedenle ... ve ... lehine şerh verildiği, bir diğer ifade ile müdahil davacılar ... ve ...'un iddialarına hangi nedenle değer verilmediği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmediği gibi, bu kişilerin iddialarına konu kısımlardaki kullanım durumu da kesin olarak ortaya konulmamıştır.

Diğer yandan ziraat ve orman mühendisi bilirkişi raporunda, 2074 ada 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kocayemiş, süpürgelik, ladin, ılgın, meşe, meşe kökleri, yabani fındık ve gürgen ile diğer orman ağaçlarının bulunduğu belirtildiği, raporun devamında ise bu kez, parsel üzerinde sebze ekili olduğu, fındık ve meyve ağacı bulunduğu belirtildiği halde bu çelişki üzerinde de durulmamış, bu çelişkinin giderilmesi bakımından 3 kişilik zirai bilirkişiden rapor alınmamış, taşınmazın kullanım bulunan kısımları mevcut ise bu kısımlar kroki üzerinde işaretlenmemiş, diğer taşınmazlar yönüyle ise iddiaya konu her bir bölüm hakkında ayrı ayrı ayrı değerlendirmeyi içerir rapor alınmamıştır. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, mahallinde mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendisi, inşaat mühendisi ve fen bilirkişisi hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazların ayrı ayrı tespit tarihi itibari ile kimin fiili kullanımında olduğu, kullanımın hangi tarihten beri ne şekilde sürdürüldüğü, özellikle davacı ... ile ...'ın iddiasına konu kısımların evveliyatı itibari ile aynı kök muristen intikal edip etmediği, taşınmazın ya da taşınmaz bölümlerinin kullanım hakkının ortak muristen gelmesi halinde taksim, satış, hibe ya da başka bir yolla mirasçılarından birisine intikal edip etmediği ve taşınmazları fiilen kullananların bu kullanımlarının neye dayalı olduğu hususları sorulup saptanılmalı, taşınmazların ya da ayrı ayrı bölümlerinin kimin kullanımında oldukları kesin olarak belirlenmeli, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde bu çelişkilerin ve yukarıda değinilen çelişkilerin üzerinde durularak gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, tespit tarihi itibariyle taşınmazların ve iddiaya konu ayrı ayrı bölümlerinin niteliğini ve üzerinde bir kullanım bulunup bulunmadığını açıklayan, önceki raporla karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların fotoğraflarını da içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, inşaat mühendisi bilirkişiden ise taşınmazların üzerindeki yapıların niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişinden keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre farklı kişilerin kullanımında olduğu belirtilen kısımları ayrı ayrı gösterir şekilde krokili rapor alınmalı, diğer yandan müdahil davacıların dayandığı ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/563 Esas, 2013/145 Karar sayılı dava dosyasının akıbeti araştırılıp, bu dosya üzerinde önemle durulmalı, 2074 ada 43 parsel sayılı taşınmaza yönelik genel mahkemede bir çok dava açıldığı ve sözü edilen dosya ile birleştirildiğinin anlaşılması karşısında bu dava dosyaları da göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra hangi delile neden üstünlük tanındığı da gerekçede tartışılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve temyize gelmeyen şerh sahipleri yönüyle kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nin, "hükmün kapsamı" başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendinde, tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile T.C. kimlik numaraları, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesi gerektiği belirtilmiş olup, bu madde uyarınca, davanın taraflarının kararda doğru ve eksiksiz şekilde gösterilmeleri gerektiği kuşkusuzdur. Buna karşın, Mahkemece, karar başlığında çekişmeli taşınmazlardan 2074 ada 27 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde lehine şerh verilen ...'ın taraf olarak gösterilmemesi doğru değildir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalılar Mehmet ve ...'in temyiz dilekçelerinin vaki feragat nedeni ile reddine, (2) no'lu bente açıklanan nedenlerle davacı ... ve ... vekilleri, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ... ve ..., davalı ..., davalı ... ve ...'e iadesine, 01.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.