20. Hukuk Dairesi

Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "artı ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, işbu dava açısından emsal alınabilecek nitelikteki 27/10/2020 tarih, 2020/554 E., 2020/4475 K. ve 08.03.2021 tarih, 2020/1683 E., 2021/2144 K. sayılı ilamlarında, davacı markalarının asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin, mal ve hizmetlerin kalitesini ve hizmetin standardını göstermesi açısından tanımlayıcı bir ibare olduğunun, ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek ve bu sebeple kullanımı bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden bulunduğunun açıklandığı, bu nedenle anılan ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının markalar arasında karıştırılmaya yol açmayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı vekilinin tanınmışlığa dayalı istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı, dava konusu başvuru yalnızca "..." ibaresinden oluşmayıp, şekil ve başkaca kelime unsuru içerdiğinden SMK'nın 5. maddesi kapsamında bir mutlak tescil engelinden de söz edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap