(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/17463 E. , 2012/7306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma pulu alındığına dair bilgi ve belge olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzeride yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kuyumculuk ve döviz bürosu işlettiğini, davalı ile karşılıklı para alışverişinde bulunduklarını, aralarında yaptıkları hesap sonucunda davalının 30.000 USD, 180000 EURO , ve 125.000 TL borcu olduğunun belirlendiğini, davalının bu borcu ödemeyi kabul ettiği halde borcunu ödemediğini, ... yaptığı kuyumculuk ve sarraf camiasında ödünç alımlarda senet alınmamasının ticari teamül ve örf haline geldiğini, bu nedenle davalının ödünç aldığı borç ile ilgili aralarında senet veya yazılı belge düzenlenmediğini ileri sürerek davalıdan olan alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık karz aktinden kaynaklanmakta olup, davacı davalıya muhtelif tarihlerde ve miktarlarda borç verdiğini karşılığında teamül gereği senet alınmadığını, davalının aldığı borcu ödemediğinden ... bu davayı açmıştır. Davalı akti ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda davacı, davalı ile aralarındaki akti ilişkiyi yasal delillerle ispat etmelidir. Mahkemece ... Ticaret Odası başkanlığı ve ... Sarraflar ve kuyumcular Derneğinden, ... bölgesinde ... arasında ödünç para verme işlemlerinde devamlı surette bono ve çek keşide edilmemesinin teamül olup 2011/17463-2012/7306 olmadığı bu işin herkesin duyduğu istikrarlı bir nitelik kazanıp kazanmadığı kamu oyunun bu teamüle uyup uymadığı sorulmuş alınan cevabı yazılarda bu hususta bir temülün oluştuğunu tüccarlar arasında ödünç mal ve para alınıp verilmesinde senet ve çek yazılı sözleşme veya başka bir vesikaya bağlanmasının teamülden olmayıp zorunlu olmadığını, karşılıklı itimata dayandığından sözlü mütabakatın yeterli olduğu bildirilmiştir. Mahkemece cevrede bu gibi sözleşmelerde senet düzenlenmesi teamülden olmadığı gerekçesiyle tanık dinlenmiş ve tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmiştir. HUMK'nun 293/4 maddesine göre tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman icinde herkes tarafından uyulmak sureti ile istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve kamuoyunda da bu teamule inanılmış olması gerekmektedir. Oysa mahkemece yapılan araştırma ... ticaret Odası ve ... Sarraflar ve kuyumcular derneğinden alınan yazılar bu yönleri karşılar nitelikte değildir. Hal boyle olunca HUMK'nun 288. maddesine göre müddeabihin miktarına göre somut olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalı ile akti ilişkinin varlığı konusunda yazılı bir delil de ibraz edemediğine göre aralarındaki bu akti ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.