(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/8454 E. , 2012/10220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.07.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadastro çalışmaları sırasında 174 ada 33 parsel sayılı taşınmaz olarak davalı adına ev ve tarla niteliğiyle tahdit ve tescil edilen taşınmazın kadim yol olduğu iddiası ile tapu kaydının iptali ve yol olarak tescili istemlerine ilişkindir. Davalı, 2,5 m. genişliğinde ve 10 m. uzunluğundaki yolu davacı ile müştereken kullandıklarını, davacının iddiasını bu şekilde kabul ettiğini, bunun dışında davacının dava konusu taşınmaz üzerinde bir ... bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın önceden beri su yoluna ulaşmak için beş hane tarafından yol olarak kullanıldığı, halen de yol olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 174 ada 33 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda gösterilen 55,14 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın tefrik edilerek, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin en son ada ve parsel numarasını takip eden ada ve parsel numarası altında 55,14 m2 yüzölçümü ve müşterek yol vasfı ile davacı ile davalı adına 1/2'şer hisse oranında hisseli olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Köy yolları, köy orta malları, köy boşluğu, mera ve yaylaklar tüm köylünün kullanımına ait olan yerlerdir. Bu gibi yerlerin özel kişilerin tapulu malı olarak gösterilmesi, kullanımın önlenmesine neden olur. Kullanım ... kısıtlanan kişilerin, haklarına yeniden kavuşabilmeleri için anılan yerlerin özel mülkiyetten çıkarılması gerekir. Dava açılmasını, Köy Muhtarı, Belediye Başkanı veya Hazine’den beklemek kişilerin zararına olur. Açıklanan nedenle, kamunun kullanımında olan yerler için, yararlanma ... olan her bireyin dava açma ehliyetinin (davacılık sıfatının) bulunduğunun kabulü gerekir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesi hükmüne göre yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı yerlerdir. Bir taşınmaz bölümünün yol olduğu iddiası belgelerle veya bilirkişi veya tanık sözleriyle ispat edilebilir.
Somut olayda, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile bilirkişi krokisinde A ve B ile gösterilen kısmın davacı tarafından yol olarak kullanıldığı iddia edilen kısımlar olduğu, A ile gösterilen yerin dava konusu taşınmazın sınırları içinde kaldığı ve 55,14 m2 geldiği, bu kısmın çevresindeki beş hane tarafından yol olarak kullanıldığı ifade edilmiştir.
Mahalli bilirkişi ve tanıklar nizalı yolun kadim olduğu hususunda açıklayıcı beyanda bulunmamışlardır. Davacının taşınmazına ilişkin kayıtlar getirtilmemiş, yol olduğunu iddia ettiği kısımdan ne şekilde yararlandığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Dosyadaki mevcut duruma göre, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle yöreye ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilerek mahallinde uygulamalı yöreyi iyi bilen yaşlı yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenerek, yolun nereden nereye gittiği, ne şekilde kullanıldığı, ebatları, kadim olup olmadığı hususlarında ayrıntılı bilgileri sorularak tutanağa geçirilmeli ve yine iddia konusunda ziraat ve fen bilirkişilerine keşifte belirlenen durumları tam olarak yansıtan rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. Açıklanan biçimde incelemeler yapılıp toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; 3402 Sayılı Kanunun 16/B maddesine göre yol olan bir yerin haritasında gösterilmekle yetinilmesi gerekirken davacı ve davalı adına müştereken tesciline karar verilmesi yerinde değildir.