20. Hukuk Dairesi
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı sürücüler ...'ın kazanın meydana gelmesinde %75 oranında, davalı ...'in %25 oranında kusurlu bulunduğunun, davacı ...'ın araçta yolcu olması sebebiyle zararın artmasına etkisi bulunmadığından herhangi bir kusurunun olmadığının, davacının kaza neticesinde özür oranının %8 olduğunun ve 12 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edildiği, davacının şimdilik 250 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250 TL mahkum kalınan gelir olmak üzere toplam 500 TL maddi tazminat talebinin yargılama sırasında ıslah edilmediği, dolayısıyla davacının tüm talebi yönünden dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı vekilinin 04.07.2018 tarihli dilekçesinde ve 12.12.2018 tarihli oturumda, davalı ... şirketinin ödemesine rağmen, bakiye zararın tespiti ve tahsili taleplerinin devam ettiği beyanında bulunması söz konusu ise de, davadan feragat ettiği yönünde hiçbir beyanının bulunmadığı, tam tersine gerek 17.04.2019 tarihli oturumda davacı asılla birlikte vekilinin, gerekse de 18.09.2019 tarihli oturumdaki davacı vekilinin müstakil beyanları ile açıkça konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, bu durumda esasen tüm yargılama giderlerinden davalıların sorumluluğu söz konusu ise de, mahkemece davacı ile davalı ... şirketi arasındaki anlaşma gereğince davacının, asıl alacak ile birlikte vekalet ücreti ve yargılama giderlerini de tahsil ettiği, ayrıca 18/09/2019 tarihli celsede davacı vekili tarafından bu hususta talepleri olmadığının da belirtildiği gözetilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın