İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Devam etmek için kayıt olun
Ücretsiz hakkınızı kullandınız.
Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.
Karar Etiketleri
07.07.2021
KALDIRILMASINA
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Trafik Hukuku
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
932 sayılı dosya yönünden; davanın kısmen kabulüne, 1-13.614,07 TL'nin ilk 4.927,10 TL'lik kısmının sadece SGK'dan alınmasına, 8.696,97 TL'lik kısmının da diğer 3 davalıdan müteselsil tahsiline, bu alacağa 01/04/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ana Dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş.’nin rücu davası ile tazminat davaları arasında davaların birleştirilmesini gerektirecek hiçbir yasal koşul bulunmamakta olduğunu, bu davaların ayrı görülmesinin yargılamanın sıhhati açısından zorunlu olduğunu, davaların hukuka aykırı şekilde birleştirilmiş olduğunu, tüm itirazlarımıza rağmen asıl dava ile birleştirilen ... Sigorta A.Ş.’nin rücu davasının tefrik edilmeden karar verilmesi hükmünün hatalı olduğunu, mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olmasının yasal ve anayasal zorunluluk olmasına rağmen hükmün, gerekçeli, denetime elverişli kurulmamış olduğunu, müvekkiline atfı kabil kusur bulunmamasına rağmen minibüs sürücüsü ...’nın asli ve % 75, Müvekkilimin tali ve %25 kusurlu olduğu değerlendirilen raporun hükme esas alınmasının hükmün haksız ve hukuka aykırı tanzimini sonuçlamış olduğunu, müvekkilinin maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması taleplerinin de karşılanmadığını, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini, mahkemece manevi tazminat miktarı çok düşük belirlenmiş olduğunu, 100,00 TL bakıcı ve faturalanmamış giderler ve yol giderinin davalılardan müteselsil tahsiline ilişkin karar, maddi tazminat taleplerini karşılamayıp dosya kapsamına aykırı, eksik ve hatalı olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğru tespit edilmemiş olduğunu, bu konuda da hatalı, hukuka aykırı hüküm verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Birleşen dosya Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı SGK'nın sorumluluğunun SUT kapsamında tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, SGK tedavi giderlerinin tamamından diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, 25/05/2021 tarihli duruşmada tarafımıza dava değeri ile bilirkişi raporunda belirlenen bedel arasında fark olması sebebiyle bedel artırım dilekçesi sunmamız için iki haftalık kesin süre verilmiş olduğunu, 25/05/2021 tarihinde dosyaya bedel artırım dilekçesi sunulduğunu, yerel mahkemenin tarafımızca süresinde harç yatırılmadığından bahisle fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermesinin yerinde olmadığını, dava dışı sigortalıya kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bedel artırım, ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğradığının dikkate alınmamış olduğunu, tedavi giderlerinin tamamınından Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olmasına rağmen kararda SGK ya kısmı sorumluluk yükleyerek 8.696,97 TL.nin müvekkillerden tahsiline ilişkin yerel mahkeme kararının açıkça hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, ilgili yasa, yönetmelik ve Yargıtay kararları çerçevesinde tedavi giderlerinin tamamından SGK sorumlu olduğundan birleşen davadaki taleplerin müvekkillere yöneltilmeyeceğinden müvekkiller yönünden rücuan tazminat taleplerinin tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, tedavi giderleri hem asıl dava davacısı hem de birleşen dava davacısı tarafından aynı talep niteliğinde olduğundan mükerrer talep çerçevesinde davacının bu taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza nedeniyle tedavi masraflarından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi taleplerinin;25.02.2011 tarihli ‘6111 sayılı’ yasa gereğince; müvekkil şirketçe karşılanmasının mümkün olmadığını, davacının kaza tespit tutanağında belirtilen koruyucu tertibatları takıp takmadığının belirsiz olması sebebiyle müterafik kusurlu olduğunun tartışmaz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ve dosya sunulan tedavi masrafları ile ilgili olarak Kuruma yapılmış bir başvuru bulunmamakta olduğunu, başvuru yapılması halinde trafik kazasına bağlı tedavi masraflarının ödeneceğinin belirtildiğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken müvekkili kurum yönünden kabulünün hatalı olduğunu, zaman aşımı itirazının değerlendirilmemiş olduğunu, davacının sigortalısı, kurum kayıtlarına göre 22.11.2013 tarihinde Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Acil Tıp bölümünde ve yine 17.01.2014 tarihinde Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesinde ortopedi ve travmatoloji bölümünde tedavi görmüş olduğunu bu tedavilerine ilişkin giderlerin müvekkili tarafından karşılandığını, davacı sigorta şirketinin sağlık sigortası poliçesi kapsamında yapmış olduğu giderleri talep hakkı bulunmamakta olduğunu, birleşen dava yönüyle alınan Adli Tıp Uzmanı bilirkişi raporuna göre kusur oranı indirimi yapılmış ancak müvekkili kurum aleyhine hükmedilen miktarda aynı orantı uygulanmamış olduğunu, harçlardan kurumunun muaf olduğunu kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından 22/11/2013 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken davalı ...'nın sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'un maliki, davalı sigorta şirketinin de ZMSS sigortacısı olduğu ... plakalı minibüsün çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Ana dosya kapsamında davacı trafik kazası nedeni ile yaralanması nedeni ile çalışma gücü kaybı, temizlik, bakıcı, yol, belgesiz masraflar tedavi gideri, kazanç kaybı zararı ve manevi manevi tazminat talep ettiği görülmektedir. Birleşen dosya da ise davacı Sigorta Şirketinin ...'in sağlık sigortası poliçesi kapsamında trafik kazasında yaralanması nedeni ile tedavisine ilişkin yapılan ödemenin tahlisinin talep edildiği görülmektedir. HMK 166. maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. HMK 167. maddesi "Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder. " şeklinde hüküm altına alınmıştır. Mahkemece ana dosya ile birleşen dosya yönünden dava konularında bağlantı olmamasına, davacıları farklı olmasına rağmen birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan birleştirme kararı verilen dosyanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi ve bu esas üzerinden yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davanın yargılamasının birlikte yapılması ve gerekçeli kararda ana ve birleşen dava yönünden kabul ve reddedilen kısımlara ilişkin ayrı ayrı denetime elverişli değerlendirme yapılmamış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu hususa değinen istinaf talebi yerindedir. Mahkemece aldırılan 03/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü ...'nın yönetimindeki ... plakalı minibüsü ile kavşaklara yaklaşırken yavaşlamadığı; hızını aracının teknik özelliklerine, görüş ve yol şartlarına göre ayarlamadığı; tek yönlü yolda ters yönde seyrettiği; ... plakalı otomobil ile kazaya karıştığı ve ...'ın yaralanmasına neden olduğu için Karayolları Trafik Kanunu
HMK md.353/1
K932 md.355
HMK md.167
HMK md.355
K6111 md.56/1
HMK md.166
K2918 md.98