(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/8390 E. , 2011/10449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.03.2010 gününde verilen dilekçe ile satışı vaad olunan payın kendilerine ait olduğunun tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar, davalının 534 ada 93 parsel sayılı taşınmazda miras yolu ile kendisine intikal edecek miras payını noterde 05.01.1989 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile murisleri ... ’a satmayı vaat ettiğini ileri sürerek satışı vaat edilen miras payının kendilerine ait olduğunun tespitini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, 534 ada 93 parsel sayılı taşınmazda davacı ...’un 1/6, davacı ...’un 3/6 hissesinin bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda tespit davaları açıkça düzenlenmemiş ise de dinlenebilir olduğu gerek öğretide gerekse uygulamada kabul edilmiştir. Tespit davasının dinlenebilmesi için genel dava şartlarının yanında iki ek şartın da bulunması gerekir.
a)Tespit davasının konusu, yalnız hukuki ilişkiler olabilir.
b)Davacının, hukuki yararı bulunmalıdır. Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması, şu üç şartın birlikte varlığına bağlıdır.
1.Davacının bir ... veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı;
2.Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı;
3.Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979 Bası, C: 1, s. 908 vd.). Eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar mevcut değildir. Çünkü, eda davası sonunda verilen hüküm ile aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur. Somut olayda, eda davası açılması mümkün olduğundan tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı yoktur. Açıklanan nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.