(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/15203 E. , 2011/4574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.08.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, ikinci kademe tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 21.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av....le karşı taraftan davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 729. maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademede istek, ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. HUMK’nun 237. maddesi gereğince davada kesin hükümden söz edebilmek için tarafların, dava konusu ve sebebinin aynı olması, daha önce yargılama yapılarak bu konuda hüküm verilmesi ve bu hükmün kesinleşmiş olması gerekir.
Mahkemenin kesin hüküm olarak dayandığı Korkuteli Asliye Hukuk mahkemesinin 2003/218 E. - 2005/142 K. sayılı dava dosyasındaki birleşen davada; davacı ... tarafından 1301 parsel numaralı taşınmazın geldileri 774 ve 779 parsel numaralı taşınmazların hatalı şekilde tevhidi nedenine dayalı olarak aynı yer ile ilgili davalılar tapu sicil müdürlüğü, ..... aleyhine tapu iptali ve tescil davası açılmış, yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak, 07.06.2007 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Sözü edilen dosya ile eldeki dava dosyasında dava konusu taşınmazın aynı olmasına rağmen, dava konusunun ve davanın taraflarının farklı olduğu, davalı ile birlikte tapu sicil müdürlüğü ve bir kısım özel şahısların da davalı olarak gösterildiği, böylece kesin hükmün oluşabilmesi için her iki davada tarafların ve dava konusunun aynı olması koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından kesin hükmün varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece tarafların delilleri toplanarak gerekli inceleme ve araştırma ile işin esasının incelenmesi yerine yanlış değerlendirme ile kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.