10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, husumet yönünden itirazları bulunduğunu, davacının davalıya ödeme yapmadığını, davacının sunduğu sözleşmede davalının sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, sunulan sözleşmenin üzerinde belirtilen 81.000Euro tutarındaki miktarın da davalıya ödenmediğini, bu nedenle davalıya karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, ...'un davalı yanında çalıştığı iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, aracın teslim alınmamasının davacının kusurundan kaynaklı olduğunu, aracın Türkiye'ye getirilmiş olup, davacının kusuru ve ödeme yapmaması nedeniyle teslim edilemediğini, sunulan belge ve faturaların tamamen mahkemeyi yanıltma amaçlı olup kötü niyetli olduğunu, davalıya davacının iddia ettiği gibi 100.000Euro kapora ve 81.000Euro araç bedeli ödenmediğini, davalı tarafa araç siparişinden önce satışı yapılan araçların bedellerinin ödenmesi sebebiyle güven duyulduğunu ve ödemenin yapılacağı düşüncesi ile dava konusu aracın ithal edilerek teslime hazır hale getirildiğini, teslime hazır hale getirilen araca ilişkin ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında da huzurdaki aynı davanın görüldüğünü beyanla, öncelikle husumet yönünden davanın usulden reddini, işbu dava dosyasının ... esas sayılı dosyası altında birleştirilmesini, haksız davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp olunmuştur. Dava, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı hakkında yapılmış olan icra takibine davalının itirazının iptali davasıdır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğunun hüküm altına alındığı, davaya konu uyuşmazlıkta davalının ticari faaliyeti olan galericilik faaliyeti nedeniyle davacı tarafından ödenen bedellerin iadesine yönelik talepte bulunulduğu, davacının tüketici konumunda olduğu, davacının Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için ya her iki tarafın da tacir olması gerektiği yada TTKnun 4.maddesinde sayılan dava türlerinin bulunması gerektiği, oysa davacının tacir olmadığı gibi buna yönelik bir iddianın da ileri sürülmediği, ayrıca satışa konu olan aracın da ticari araç niteliği taşımadığı ve davacının bu kapsamda tüketici konumunda bulunduğu, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, davaya bakmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemelerin İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap