20. Hukuk Dairesi
Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün tam kusurlu olduğuna ilişkin iddianın doğru olmadığını, davacı tarafın dosyaya sunduğu kaza anına ilişkin CD ve fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere, müvekkiline ait ... plakalı aracı kullanan sürücünün kazanın mevdana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olan tarafın ... plaka sayılı araç sürücüsü ... olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ... Şti.'nin maliki bulunduğu ... plakalı aracın müvekkili nezdindeki trafik poliçesisi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru olması durumunda müvekkilinin kişi başına 225.000,00-TL teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olmadığını, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin de kısmen kusurlu olduğunu, kazadan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2012/89932 sayılı soruşturmasının devam ettiğini, bu soruşturmanın ve sonucunda açılacak ceza davasının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, davacı tarafça müvekkili şirkete yapılan bir müracaatın bulunmadığını, ileride müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm tesis edilmesi halinde temerrüt tarihinin gözetilmesini talep ettiğini, manevi tazminat taleplerinin trafik poliçesi teminatı haricinde kaldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müteveffanın cenaze masrafları ve defin giderleriyle ilgili talebi bakımından belge sunmamış olduğunu, kazada tutuklu sanık ...'in, U dönüşü yapmakta iken aracı ile yolda ilerlemekte olan müvekkilinin aracına sağ yanından çarparak onu savurduğunu ve hakimiyetini kaybetmesine neden olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı talep edenlerin müteveffanın sağlığında kendilerine düzenli ödeme yaptığını ve bu ödemeye ihtiyaçları olduğunu ispatlamalarının gerektiğini, davacılara desteğin ölmesi nedeniyle emekli maaşı bağlandığından maaşı almaya devam eden davacıları bir zararın bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkil şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında bedeni zararlarda azami 225.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkiline herhangi bir talepte bulunulmadığından ortada muaccel bir alacak olmadığını, dolayısıyla dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen zararlardan ancak davalı sigortalının kusuru oranındaki kısmı ve gerçek zararı müvekkili şirketten talep edilebileceğini, davaya konu kazadaki kusur durumunun belirsiz olduğunu, talep olunan destekten yoksun kalma tazminatının son derece fahiş olduğunu, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açılmış olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'in davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince, "....DAVACI ...'UN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNAT TALEBİNE İLİŞKİN DAVASININ REDDİNE, TÜM DAVACILARIN, DAVALI SİGORTA ŞİRKETLERİ HAKKINDAKİ MANEVİ TAZMİNAT DAVALARININ REDDİNE, davacı ...'un MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ ile 40.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ..., ..., ... Şti'den kaza tarihi olan 06.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, DAVACI ...'UN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE, 30.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATIN, davalılar ..., ..., ...Şti'den kaza tarihi olan 06.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, DAVACI ...'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE, 30.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATIN, davalılar ..., ..., ... Şti'den kaza tarihi olan 06.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, "...Müvekkilleri için daha yüksek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan düşük tutardaki maddi ve manevi tazminat tutarları ve yine müvekkili ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddinin hakkaniyete uygun olmadığı, tazminatlara uygulanacak temerrüt faizi olarak da ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğu, zira kazaya konu araçların ticari araç olup araç sürücüsü ve işletenin sorumluluğunun yerel mahkemece gözardı edildiği, mahkemece maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinde de hataya düşüldüğü, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hukuka uygun olmadığı, davalıların, kaza tarihinde temerrüde düştüğünün ortada olduğu, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faize hükmedilmesi gerektiği, zira uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, mahkemece; davacıların sigorta şirketine bir başvurusu varsa bu başvuru tarihi araştırılarak sigorta şirketinin temerrüd tarihi belirlenip sonucuna göre karar verilmesi, aksi halde başvuru bulunmaması halinde dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulüyle bir karar verilmesi gerektiği, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin de hukuka aykırı olduğu, gerek Avukatlık Ücret Tarifesine gerekse mevzuata ayrkırı olarak davalılar lehine fahiş vekalet ücretine hükmedildiği, müvekkillerinin manevi tazminat yönünden hak arama özgürlüğünün engellendiği, AAÜT 10. maddeye aykırı şekilde müvekkilleri aleyhine birden fazla kez ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, mahkemenin red gerekçelerinin açık ve net olmadığı, her bir davalı yönünden farklı olan red gerekçelerinin açıklanmadığı, talepleri yönünden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu..." gerekçeleriyle mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; "....Mahkemenin dosyadaki delilleri eksik incelediği, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak mahiyette olduğu, davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatında davacılara desteğin ispatlanamadığı, bu nedenle ...'un destek zararının 121.479, 67 TL olduğuna ilişkin tespitin fahiş olduğu, davacının emekli maaşı almış olması sebebiyle belirlenen miktarın hakkaniyete aykırı olduğu, mahkeme kararındaki vekalet ücreti hesaplamasının da hatalı olduğu, davanın reddedilen kısmı için davalılar vekilleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin reddedilen kısım yönünden maktu hesaplama yapıldığı, vekalet ücreti hesabının maktu değil nispi olarak hesaplanması gerektiği, müvekkilinin meydana gelen kaza ile ilgili olarak tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, müvekkilinin dosyadaki bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporların rağmen tüm tazminat miktarlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı...." gerekçeleriyle mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın