7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekilinin 06/01/2021 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili firmaya gönderilen tebligat iade döndüğünden müvekkili firmaya T.K'nun 35.maddeye göre tebligat gönderildiğini ancak müvekkili firmaya gönderilen tebligat üzerinde tebliğ memurunun adı soyadının yazmadığı, dolayısıyla usulsüz olarak gönderilen ilk tebligat dayanak gösterilerek çıkarılan ikinci tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin 23.12.2021 tarihinde davayı muhtarlıktan almış olduğu tebligat parça ile öğrendiğini ve aynı gün içerisinde dosyaya vekalet sunulduğunu, davaya cevapların süresi içerisinde olduğunun kabulü ile bildirmiş olunan delillerin toplanmasını talep ettiğini, davacının bedelsiz olarak kesmiş olduğu faturanın tahsilinin istendiği, haksız olarak kesilen faturanın ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın çelik çatı imalatı için davacı firma ile anlaştığını, davacı firmanın 20 günde işi bitireceğini beyan etse de işi süresi içinde bitirmediğini, daha sonra hiç bir haklı nedeni olmadan devam etmediğini, müvekkilinin bunun üzerine çelik çatının kalan kısımlarını kendisinin tamamladığını, müvekkilinin, davacı firma tarafından yapılan imalat kadar faturayı kabul ettiğini, iş bu faturaları ödediğini, ancak bakiye kalan işin müvekkili tarafından başkaca firmalara tamamlatılmak durumunda kaldığını, müvekkili firmanın başkaca firmalara kesmiş olduğu çelik çatı yapımına ilişkin kayıtların ticari kayıtlarla sabit olduğu, dolayısıyla müvekkilin 2017 ekim ayından sonra başkaca firmalar ile yapmış olduğu çelik çatı yapımına ilişkin faturaların dosya içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının 2017 Ağustos, Ekim, Kasım aylarında müvekkiline fatura kestiği, işi yapılan müvekkilinin bu faturaları ödediğini, ancak davacının aralarındaki ticaretin bitmesinden 1 yıl sonra yeni bir fatura keserek, hayali bir borçlandırma ile müvekkilinin hukuki sorumluluğuna başvurduğunu, arada bulunan 1 senelik farkın davacının haksız kazanç elde etme çabasının sonucu olduğu, davacının noter aracılığı ile davalı tarafa dava konusu faturayı tebliğ ettiğini beyan etse de tebliğ şerhi incelendiğinde tebligatın iade edildiğinin görüleceğini, davacının başlatmış olduğu icra takibinin kabulüne karar verilse bile faiz yönünden red kararı verilmesi gerektiğini, davacı her ne kadar faturayı tarafa ihtarname ile tebliğ ettiğini ve ödeme için noter kanalı ile göndermiş olduğu tebligat ile temerrüde düşürdüğünü iddia etse de gönderilen ihtarnamenin iade döndüğünü, müvekkili firmaya tebliğ edilmediğini, hal böyle iken ihtarname gönderim tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulünün mümkün olmadığını, icra takibinde işlemiş faiz olarak gösterilen faiz miktarının reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine, müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli açılan icra takibinin iptaline, kötü niyetli olarak açılan icra takibi nedeniyle icra takip tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap