(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/11646 E. , 2012/13476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil 23.01.2008 tarihli dava dilekçesi ile sözleşmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 17.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ise sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Davalı-birleştirilen davanın davacıları davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabülüne, sözleşmenin iptali isteminin redine karar verilmiştir. Hükmü, davalı-birleştirilen dosyadaki davacılar vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı-birleştirilen davanın davacılarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine, ilişkindir.
Kaynağını 818 sayılı Borçlar Kanununun 22. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 29.) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 233. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237.) maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Somut olayda;
Satış vaadine konu taşınmazlar tapuda halen vaat boçluları ..., ..., ...ve ...'nin murisi ... adına kayıtlıdır. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/615-650 sayılı veraset ilamına göre davacının ...'in mirasçısı olmadığı gibi aynı zamanda taşınmazdaki elbirliği ortaklardan da olmadığı, başka bir deyişle davacının tereke dışında üçüncü bir kişi olduğu ve murisin vaat boçluları dışında mirasçıları bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazlar elbirliği mülkiyeti rejimine tabi olup sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, istemin yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.