(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5663 E. , 2011/7417 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı, 461 parsel sayılı taşınmazın tapu sicilindeki “... oğlu, ...” biçimindeki kimlik bilgilerinin “... oğlu, ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı murisine ait 461 parsel sayılı taşınmazdaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Tapu kaydında kimlik düzeltilmesi istemli davalarda, mülkiyet nakline neden olmamak için kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Somut uyuşmazlıkta, nüfus müdürlüğünden kayıtta geçen “... oğlu, ...” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Ayrıca, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki “... oğlu, ...” ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Yapılacak bu araştırmalar sonucu tapu kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğuna dair kesin bir kanaat oluşmaz ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişilerinin katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılması gerekir. Mahkemece, açıklanan bu araştırma ve incelemeler yapılmadan, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.