15. Hukuk Dairesi
13.04.2022
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ticaret Hukuku
6183 sayılı yasa ile 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu
4734 sayılı Yasaya tabi olduklarından vadesi geçmiş vergi borcu olmadığına dair yazının ibrazının müvekkili şirketten istendiğini ancak 6183 sayılı Yasanın 22/A maddisinin 7061 sayılı Yasanın 7. maddesi ile değiştirildiğini, 7061 sayılı Yasanın 28/11/2017 tarihinde kabul edildiğini, 7061 sayılı yasa ile değişik 6183 sayılı yasanın 22/A maddesinin yürürlük tarihinin ise 01/01/2018 olduğunu, oysa 26/10/2017 tarihli sözleşmeye göre davalının müvekkiline olan bakiye borcunun vade tarihinin 15/11/2017 olduğunu, bir an için müvekkilinin itirazı ve ihtarnamesinde belirttiği yasal düzenlemenin olaya uygulanacağı düşünülse bile, yanlar arasındaki sözleşmede davalının kamu kurumu olduğuna ilişkin bilginin bulunmaması, davalının 26/11/2017 tarihinde iş bedelinin 5.000,00 TL'sini ödemiş olması karşısında müvekkilinin 15/11/2017 tarihinde ödemesi gereken alacağı açısından yasal yollara başvurmasında hukuki bir yanlışlık bulunmadığı gibi haklı olduğunu,ayrıca 6183 sayılı Yasının 22/A maddesinde işçi alacaklarının kapsam dışında tutulduğunu, müvekkilinin 3 tane sigortalı çalışanının bulunduğunu, stant kurulumu için bu işçilerin çamıştığını, müvekkilinin çalışanlarının işçi alacaklarının ödenmesinin yasal gereklilik olduğunu ileri sürerek öncelikle davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına , bu talepleri kabul edilmediği taktirde davalının 5.000,00 TL ödemiş olmasına ve davalının ödemeyeceğini belirttiği alacağın işçi alacağı olması nedeniyle işçi alacağı bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin Sayıştay incelemesine tabi Kamu İhale Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
6183 sayılı Kanun
6728 sayılı Kanunda da aynı hususların bulunduğu, bu itibarla, 4734 sayılı kanun kapsamına giren kurumların yapacakları ödemelerde, ödemenin yapılacağı tarihte vergi borcu olmadığına dair yazının ibraz edilmesinin zorunlu olduğu, davalı İdare tarafından Kayseri Noterliği'nin 11/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile "ödemenin yapılabilmesi için borcu yoktur yazısının ibraz edilmesi gerektiğini"nin bildirildiği, buna rağmen davacı tarafından belgenin ibraz edilmediği, davacı tarafın davalıdan 14.532,00 TL alacaklı olduğu, ancak ödemenin yapılabilmesi için davacı yanca vergi borcu olmadığına dair yazının ibraz edilmesi gerektiği, davacı tarafından söz konusu vergi borcu bulunmadığına dair yazısı ibraz edilmeden davalının ödeme yapmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davacının vergi borcu olmadığına dair yazıyı ibraz ettiği halde ödeme yapılmaz ise takibe başlanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda vergi borcu bulunmadığına dair yazının sözleşme tarihinde dahi gerekli olduğunun belirlendiğini, taraflar arasındaki 26/10/2017 tarihli sözleşmenin ihtilafsız olduğunu, sözleşmede 6 nolu ödeme planında ödeme tarihi, ödeme şekli ve tutarlarının yazıldığını, ödeme planında yahut sözleşmenin herhangi bir yerinde ödeme için vergi borcunun olmadığının bildirileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davalı yanca cevap dilekçesinde 2.000,00 TL’yi aşan ödemeler için vergi borcu bulunmadığı yazısının istendiğinin ifade edildiğini, oysaki davalının sözleşme gereği 26/10/2017 tarihinde müvekkiline 5.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödeme için vergi borcu yoktur yazısını talep etmediğini, dolayısıyla müvekkilinin vergi borcu yoktur yazısı sunması gerektiğini bilmediğinin, bilmesinin kendisinden beklenemeyeceğinin açık olduğunu, davalı yanın cevabında borcu yoktur yazısını telefonla istediklerini, ancak yazı gönderilmediği için ihtarname gönderdiklerini iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığı gibi eksik bilgi içerdiğini, zira müvekkilinin borcun ödenmesi için aralıklarla aramasına rağmen müvekkiline bu bilginin verilmediğini, davalı hakkındaki icra takibinin 04/12/2017 tarihli olduğunu, davalının ihtarnamesinin ise 11/12/2017 tarihli olduğunu, davalının icra dosyasına 11/12/2017 tarihinde itiraz ettiğini, yani davalı yana icra takibi tebliğ edildikten sonra icra takibine itiraz ettiğini ve ihtarname gönderdiğini, davalının ihtarnamesinin, icra takibinden sonra olduğunu, dolayısıyla borcu ödemeyen, kanuni ödeme şartını müvekkiline bildirmeyen, icra takibine itiraz edip, aynı gün ihtar göndererek ödeme şartını bildiren davalının kötü niyetli olduğunu, davalının kanuni ödeme şartı olan 2.000,00 TL’yi aşan ödemeler için vergi borcu bulunmadığı yazısının istendiğini bilmesine rağmen 5.000,00 TL’yi ödediğini, kalan bakiyeyi ödemediğini, kanuni ödeme şartını müvekkiline bildirmediğini, icra takibinden sonra itirazıyla aynı gün ihtarname gönderdiğini ve kanuni ödeme şartını bildirdiğini, davalının icra takibi açılmasından önce müvekkiline herhangi bir sözlü ya da yazılı bildirimde bulunmadığını, kanuni ödeme şartını bildirmediğini. kanuni ödeme şartının yerine getirilmediği düşünülse dahi davalının icra takibinin kendisine ulaştığı tarihten sonra hem icra dosyasına itiraz ettiğini, hem de kanuni ödeme şartını bildirir ihtarname gönderdiğini, davalının kanuni ödeme şartını bildirmeyerek icra takibinin başlatılmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle icra masrafları ile icra vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
6183 sayılı Kanun ile 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
HMK md.353/1
K4734 md.18/2
K4734 md.7
HMK md.355
K7061 md.3
TTK md.18/2
HMK md.362/1
K6100 md.355
İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com Bu belge 18.04.2026 tarihinde oluşturulmuştur. Resmi belge niteliği taşımaz.
T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1365 KARAR NO: 2022/759TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 13/04/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında d...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com | Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.