Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 1995 yılında imzalanan sözleşme uyarınca, davalının ürettiği ve satışa sunduğu “...” ve “...” markalı ürünlere ve türevlerine ait ambalajlarının tasarımlarının üzerlerindeki logo ve sloganların, davacı tarafından tasarlandığını, bu tasarım ve sloganların; ...-Üzerinde elinde buğday başakları bulunan köylü kızı logosu ile “...” sloganı, ...-Üzerinde büyükannesi hamur açarken onu izleyen kız görseli ile “...” sloganı bulunan tüm ambalaj tasarımları olduğunu ancak söz konusu tasarımların müvekkili tarafından tescil edilmediğini, ekte sunulmuş olan 10 Ocak 2013 tarihli ve 8233 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinin 331 numaralı sayfasında müvekkilinin ticaret ünvanının ... Şirketi iken ... Şirketi olarak değişmiş olduğunu, sözleşmede yetkili ajansın yani müvekkilinin ... Tanıtım olarak ifade olunmasının nedeninin bu olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/3. maddesi uyarınca “Sınai Mülkiyet hakkı sahibi tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin yer mahkemesidir” bu nedenle bu davanın müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul mahkemelerinde açılmış olduğunu, müvekkili tarafından üretilen tasarımların ücret karşılığında davalı tarafça 2014 yılı sonuna kadar kullanıldığını, hizmet kalitesinin haklı bir üne kavuşmuş olduğunu, tasarımlara konu ürünlerin aranan ve bilinen ürünler haline geldiğini, müvekkilinin tasarımların sahibi olduğunu ve tasarımlarla ilgili her türlü Fikri Mülkiyet hakkının müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin 2015 yılında el değiştirdiğini bu işlemden sonra müvekkili şirkete ait tasarımları müvekkilinin izni alınmaksızın ve herhangi bir karşılık ödemeden her yıl ürettiği ve satışa sunduğu milyonlarca ürünün ambalajı olarak kullanmaya devam ettiğini, yine davalının müvekkiline ait tescilsiz logo, slogan ve ambalaj tasarımlarını kullanarak ürettiği geniş bir yelpazedeki un ürünlerini ..., ... gibi yaygın zincir mağazaların yanı sıra Türkiye'nin dört bir yanındaki diğer marketlerde internet sitelerinde 5 yıldan bu yana satmış olduğunu ve satmaya devam ettiğini, ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş - ... K. sayılı dosyası ile müvekkilinin tescilsiz tasarımları ile ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim de belirgin farklılıklar bulunmadığını bu sebeple benzer algıladıkları tasarımların Migros ve A101 mağazalarının şubelerinde tespit edilen ürünler ile benzer olarak algıladıkları tasarımların benzerlerinin ... ve ... web sitelerinde yer aldığının tespit edildiğini, 6769 sayılı SMK.'nun 58. ,59.,71.,81. maddeleri uyarınca;davalının müvekkiline ait tescilsiz tasarımların kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ürettiğini, piyasaya sunduğu sattığı ticari amaçla kullandığı veya bu amaçlarla bulundurduğu ve kamuya sunduğu için müvekkilinin bu dava açmaya yetkili olduğunu, müvekkilinin Sınai mülkiyet hakkının tecavüze uğradığından kanunun 149. maddesi uyarınca fiilin tecavüz olduğunun tespitini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi zararın tazmini ile kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen ve özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi için iç bu davayı açmanın zorunlu olduğunu, kanunun 150/3. maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı ve uğramakta olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için Sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin davalı tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini, yine aynı kanunun 151/1. maddesinin “zarar fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsamaktadır” şeklinde olduğunu, yoksun kalınan kazancın kanunu 151/2.maddesinde öngörülen değerlendirme usullerinden C bendi uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını, davalının kendisinin hiçbir katkısı olmaksızın müvekkiline ait pazarlamaya hazır tasarımlardan teknik çoğaltma yöntemi ile yararlanmış ve yararlanmaya devam etmekte olduğundan Türk Ticaret Kanunu'nun 56/1-c maddesi uyarınca haksız rekabet fiilini işlediğini, müvekkilinin tasarım hakkına davalı tarafından tecavüz olunduğunun fiilin haksız olduğunu ve haksız rekabetin mevcudiyetinin tespitini, tasarım hakkına tecavüz füllerinin durdurulmasını, haksız rekabetin men'ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 71/1. maddesi uyarınca tescilsiz tasarımlar gerçek hak sahibi olmayan bir kişi tarafından kamuya sunulduğundan müvekkilinin tasarım sahibi olarak tanınmasını, fazlaya vesaire ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak suretiyle belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere 10.000 TL tutarında maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin maddi zararı hesaplanırken yoksun kalınan kazancın Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c bendi uyarınca hesaplanmasını, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın