Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/4516
Karar No
K. 2011/7393
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2011/4516 E.  ,  2011/7393 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davalı işyerinde hırsızlık olayı olduğu bu hırsızlık olayı sonrası davacının iş akdine son verildiği ancak davalı işyerinin çok geniş bir alana yayılmış bir işyeri olduğu, her gün beş yüze yakın arabanın giriş çıkışının olduğu, işyeri girişinde bulunan güvenlik görevlisi sayısının yeterli olmadığı bu kadar az personelle böylesi geniş alana sahip ve çok miktarda aracın girip çıktığı bir işyerinin güvenliğinin sağlanmasının mümkün olmadığı, davalı işyerinin güvenliğinin yeterli bir şekilde sağlanması için hem daha fazla güvenlik görevlisine ihtiyaç olduğu hem de bu güvenlik görevlilerine yeterli miktarda güvenliği sağlamaya yarayacak malzeme ve ekipmanın sağlanması gerektiği, davalı işverenin bu şartlara uygun davranmadığı, bu nedenle işten çıkarmaa gerekçesinin haklı ve yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İş Kanunu'nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

İş K.m.25/II-ı ya göre "İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması" halinde iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilebilir. İşçinin davranışının işyerinde olumsuzluklara yol açması ve artık söz konusu davranışlar nedeniyle çalışma ilişkisinin devamının katlanılmaz hale gelmesi ve işverenden artık bu ilişkiye devamın beklenemeyeceği durumda, işçinin bu davranışı sözleşmenin haklı nedenle feshine yol açmaktadır.

Somut olayda davacı 16.10.2005 - 21.5.2009 tarihleri arasında danışma memuru olarak çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi 21.5.2009'da İş K.m.25/II-ı hükmü gereğince feshedilmiştir.

Davacı vekili, davacının davalı işyerinde ve işverene ait diğer grup şirketlerinde danışma görevlisi olarak çalışmaya başladığını, ancak davalının davacıyı asli görevi olan danışma görevi dışında servis işlerinde, fabrika puantajlarını düzenleme, ambar açma işi, yemek fışi düzenleme işi, güvenlik işinden anlamamasına rağmen gece vardiyasına kaldığında güvenlik kamerasını kontrol işinde görevlendirdiğini ileri sürmüştür. Davalı ise, davacı işçinin danışma memuru olup, aynı zamanda kameraları izleme ve gerekli görürse bekçilere ve amirlerine haber vermekle yükümlü olduğunu, danışma memurunun görev tanımında izinsiz fabrikaya giren çıkan araçları da gözlemlemekte bulunduğunu, fabrikada gece gündüz hizmet veren 2 adet bekçi bulunduğunu, davacıdan güvenlik görevlisi gibi hareket etmesinin beklenmediğini, sadece kamerayı izleyerek olağanüstü durumları gece bekçilerine ve üstlerine haber vermek zorunda olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden, hırsızlık olayının olduğu gün davacının farklı kontrol kapılarında güvenlikçi kapı danışma olarak çalıştığını anlaşılmaktadır. Davacı, hırsızlık olayına neden olan aracın Ortaköylü çiftçilere ait olduğunu zannettiklerini ve kontrol yapmadıklarını belirtmiştir. Davacı özen yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Hem işin güvenliği tehlikeye düşürülmüş hem de işverene zarar verilmiştir. Davalı işveren davacıya bir görev vermiş, bu görevin kendisine verilmeyeceği yönünde davacının bir itirazı olmamış ve görevi yerine getirmiş, ancak gereken özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek işverenin güvenini kötüye kullanmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işyerinde çalışma ilişkisini katlanılmaz hale getiren, iş ilişkisinin devamını mümkün kılmayacak ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu anlaşıldığından işverenin feshi İş K.m.25/II-ı maddesine uygun haklı fesih niteliğindedir. İş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gözetilmeden ve feshin hukuksal dayanağını oluşturan İş K.m.25/II-ı daki koşullar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1.)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.)Davanın REDDİNE,

3.)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 275,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine

5.)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.20 K4857 md.18
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog