İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Devam etmek için kayıt olun
Ücretsiz hakkınızı kullandınız.
Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.
Karar Etiketleri
09.10.2007
BOZULMASINA
YARGITAYKARARI
CEZA
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
765 sayılı Yasanın 80. maddesi, 4389 sayılı Bankalar Kanunu
4389 sayılı Kanun
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 12.465.000.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
5020 sayılı Yasa yürürlüğe girene kadar tereddüt vardı. Düşüncemize göre Bankalar Kanunu
4389 sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince ve Devlet Bakanı oluru ile yakın izlemeye alınmış olan Bank Kapital’in; “Mali bünyesindeki olumsuzlukların giderilmesini teminen 4389 sayılı Bankalar Kanunu
3182 sayılı Kanunda hürriyeti bağlayıcı ceza gerektiren bir fiil iken (m.79/4), 4389 sayılı Kanunla bu fiiller ceza hukuku anlamında “suç” olmaktan çıkarılmış, idari para cezasını gerektiren fiiller (m.21) olarak yeniden düzenlenmiştir. Yukarıda izah edilen bazı kredi ilişkilerinde ise Bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddeleri uyarınca; 10 yıl 4 ay 13 gün ağır hapis ve 103.508.000.000.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 10.568.000.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
3182 sayılı Kanuna göre hürriyeti bağlayıcı ceza, yeni 4389 sayılı Bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 102.431.666.666.666 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
4389 sayılı Kanunla zimmet suçu ihdas edilmeden önceki tarihlerde, Bankadan usulsüz kredi verilmesi işlemlerinin TCK’nun 504. maddesine uyan dolandırıcılık suçunu oluşturması mümkünse de; TCK’nun 79. maddesine göre işlediği bir fiil ile Kanunu
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu
25983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu
4389 sayılı kanunla eklenen 15/a maddesi ile giderilmiş ve bu tür fiiller de zimmet sayılmıştır. 15/a maddesinde; “Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankaların yöntem ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran ortaklarının kendi lehine kullandıkları her türlü banka kaynakları ve her ne ad altında olursa olsun kendilerine ait yurtiçi ve yurtdışı şirket, finans kuruluşu, off -shore bankalara aktardıkları banka kaynakları ile eşleri, çocukları ve evlatlıkları ve bunların diğer kan ve kayın hısımları adına açılmış krediler ile bunlara aktarılan her türlü kaynak aktarımları veya bankaların hakim ortaklarının kendilerine veya şirketleri ile iştiraklerine rayiç bedelin altında ve muvazaalı yapılmış tüm devir ve temlikler, üçüncü kişilere yapılmış her türlü taşınır ve taşınmaz rehni ve ipotek gibi sınırlı ayni haklar ve bunlardan elde edilen nemalar, iştiraklerine ve bağlı şirketlerine aynı bankanın el değiştiren ortaklarının birbirlerine verdiği krediler ile aynı şekildeki bankaların karşılıklı birbirlerine verdikleri krediler, bankaya ve grup şirketlerine yüksek bedelle satılmış tüm mal, hisse ve hizmetlerden veya bunlardan ve benzerlerinden elde edilen nemalar, uzun süreli kiralama veya finansal kiralama yolu ile kendisine aktarılan kaynak ve hizmetler, bankanın yönetim ve denetim döneminde yeterli ticari faaliyeti olmaksızın kaynak aktarımı amacıyla kurulmuş şirketlere verilen krediler ile bunlara aktarılan kira ve hizmet bedellerindeki nemalar, yurtdışı banka ve finans kuruluşları ile yapılan inançlı işlemler yolu ile aktarılan her türlü kaynaklar, bankalarının off-shore bankalarındaki yargı kararları nedeniyle ödedikleri mevduatları ve off-shore bankaların bankaya izinli veya izinsiz aktardığı off-shore mevduatlar, bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları bankayı ilzam eden memurları, müdürlerinin kendileri, eşleri ve çocukları, evlatlıkları ile bunların diğer kan ve kayın hısımlarına aktarılan her türlü kaynakların tümü başkaca bir işleme gerek olmaksızın Hazine alacağı haline gelmiş sayılır.” denmektedir. Yapılan bu düzenlemelerle banka kaynaklarının kötüye kullanılma halleri ayrıntılı bir biçimde ortaya konulmuş ve bu fiiller, Bankalar Kanunu
5020 sayılı Kanunla 4389 sayılı Kanunla eklenen 15-a maddesi ile getirilen düzenlemeden önce) bazen Dolandırıcılık bazen zimmet, bazen de emniyeti suiistimal olarak nitelendirilmekteydi. Düşüncemize göre, evrakta sahtekârlık suçu işlememek kaydıyla temel şekli (limit aşımı) suç olmayan (idari yaptırım gerektiren fiil, m.21) eylemin araya başka bankaları da dahil ederek işlenen şekli de, -fillerin işlendiği tarihte bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 9 sene 26 gün ağır hapis ve 96.933.333.333.333 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
5020 sayılı Kanun çıkarılmadan önce borçların tasfiyesi konusunda BDDK-TMSF ile anlaşma yapması ve borcun önemli bir kısmının ödenmiş olması dikkate alındığında; faillerin işledikleri fiilleri, Bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 96.933.333.333.333 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
4389 sayılı Bankalar K. 22/2. maddesi; “… Bu Kanunu
25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu
5411 sayılı Bankacılık Kanunu
5411 sayılı Bankacılık Yasasının sanıklar lehine herhangi bir hüküm getirmediği apaçık ortadadır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu
5411 sayılı Bankacılık K. 152. maddesi; “…4389 sayılı Bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 86.733.333.333.333 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 7 sene 9 ay 10 gün ağır hapis ve 93.600.000.000.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
5020 sayılı Kanun
4389 sayılı Bankalar Kanunu
765 sayılı Yasanın 59. maddesi uyarınca; 9 sene 26 gün ağır hapis ve 102.431.777.777.776 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında 765 sayılı Yasanın 31,33 ve 40. maddelerinin uygulanmasına, 5252 Sayılı TCK Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu
765 sayılı Yasanın 80., 4389 sayılı Bankalar Kanunu
CMK md.63/1
K765 md.510
TCK md.504
K25983 md.168
K4389 md.5
K5411 md.152
TCK md.59
K4389 md.7
CMK md.206/2
K5271 md.307/2
K4389 md.202
K5271 md.217
K4389 md.14
K4389 md.22/3
K4389 md.504
K5020 md.22/4
K5271 md.216
K5252 md.8
K4389 md.59
K4789 md.22/3
K4389 md.80
TCK md.79
K4389 md.22/2
K5411 md.160/2
K3182 md.510
K5252 md.53/5
K765 md.40
K5020 md.22/3
TCK md.7
K5271 md.109
CMK md.67
K4389 md.22/4
K4422 md.9
CMK md.217/1
K4389 md.62