7. Hukuk Dairesi

Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’ya 09.09.1985 tarih 24114 numaralı tapu tahsis belgesiyle 22133 ada 1 (eski 4542) parsel sayılı taşınmazda 400 metrekarenin tahsis edildiğini, tapu tahsis belgesinin düzenlendiği tarihte İzmir Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın daha sonra davalı ... Hazinesine devrolduğunu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 06.07.2015 tarihli kararıyla taşınmazın satışının 31.12.2018 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiğini ve bu kararın 16.07.2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlandığını, müvekkillerinin murisinin taşınmazın bedelini ödediğini ve taşınmazın tapu kaydına muris lehine şerh konulduğunu belirterek; düzenleme ortaklık payı indirildikten sonra kalan miktarın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın öncelikle hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolması nedeniyle reddinin gerektiğini, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, mera vasfındaki 4542 parsel sayılı taşınmazın belediye adına 10.01.1985 tarih ve 127 yevmiye numarası ile ihdasen tescil edildiğini, 27.11.1991 tarihinde 1/4 hissenin Karşıyaka Belediyesi adına devredildiğini, Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.1995 tarih, 1995/722 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında taşınmazın ... adına tescil edildiğini, taşınmazın mera vasfında olması nedeniyle sicili üzerinden terkin edildiğini ve taşınmazın imar planı içerisinde kalması nedeniyle yapılan uygulama sonucu 04.04.1996 tarih ve 1182 yevmiye numarası ile mera vasfını kaybettiğini, ham toprak vasfı ile yeniden Hazine adına tescil edildiğini, yapılan imar uygulaması sonucu 27.06.1996 tarihinde 22133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ... adına tekrar tescil edildiğini, tapu kaydında yer alan şerhlerin Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararına istinaden tapu sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla şerhlere konu hakların da hukuki varlığını yitirdiğini, taşınmazın imar planında hastane olarak ayrıldığını ve Sağlık Bakanlığı'na hastane yapılmak üzere 24.08.2000 tarihinde tahsis edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne 22133 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 240/34549 hissenin mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tesciline ve depo edilen 126.000,00 TL’nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir. Bir dava açıldıktan sonra sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez. Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınacaktır. Ancak hakim, dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verecektir. Anılan maddenin 1.fıkrasına göre; Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Yukarıda da belirtildiği üzere dava açıldıktan sonra davaya konu taşınmazın devri halinde diğer taraf dilerse temlik edenle olan davasından vazgeçerek taşınmazı devralmış yeni malike karşı davaya devam eder, dilerse temlik eden davalıya karşı açmış olduğu davasını tazminata dönüştürür. Somut olaya gelince; Dosyada yer alan tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu 22133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yapılan imar uygulaması sonucunda ifraz edildiği, uyuşmazlık konusu yerin ifraz sonucu oluşan 22133 ada 4 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, oluşan yeni tapu kaydı üzerinden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap