Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilmesi istemin ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170-171. maddeleri gereğince tarafların 1 yıl 6 ay müddetle ayrılıklarına hükmedilmiştir. Anayasanın 141/3. maddesi gereğince “mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. “ Medeni Kanununun 170/3. maddesine göre “dava ve istek boşanmaya ilişkin olmasına rağmen karı-kocanın barışmaları olasılığı bulunduğu takdirde” hakim ayrılığa karar verebilir. Bu durumda, davacı mutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma olasılığını gördüğü takdirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir. Bu durumda bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne, ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine ve nihayet ilerde birleşme umudunun bulunduğuna ilişkin yargıcın takdirinin kesin ve denetimden uzak olduğunu düşünmemek gerekmektedir. Her şeyden önce hakimin takdir hakkını çok ciddi ve son derece isabetli kullanması gerekmektedir. Eşlerin barışma olasılığı, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam olasılığa dayandırılmalı, hatta barışma olasılığının varlığı bir kararın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özetle barışma olasılığı kuvvetli bulunmalıdır. Zayıf bir olasılık yeterli değildir. Bu konuda takdire ulaşılırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli (Yargıtay İnançları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 3.7.1978 tarihli 5-6 sayılı kararı gerekçesi) boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, mücerret bir barışma olasılığının dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. Olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun bir süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller her halde yeniden biraraya gelme olasılığını ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir. Nihayet yargıç kararında barışma olasılığının varlığını ve kendisini böyle bir inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta görmelidir. (Anayasa mad. 143/1, HUMK. mad.