Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/8682
Karar No
K. 2010/9642
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/8682 E.  ,  2010/9642 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakım aktine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 19.11.2009 gün ve 2009/12465-13136 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı bakım alacaklısının mirasçıları, sözleşmenin muvazaalı düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü davacı temyiz etmiştir. Dairemizin 19.11.2009 tarihli ve 2009/12465 – 13136 sayılı bozma ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp konut temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını, bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler. Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 18. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir. Böyle olunca da uyuşmazlıkta 1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uygulama yeri bulur. O halde mahkemece yapılması gereken iş, tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından içtihadı birleştirme kararında sözü edilen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapmak, oluşacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurmak olmalıdır.

Yukarıda belirtilen bu yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından kararın açıklanan gerekçe ile bozulması gerektiği halde, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada mahkemece yemin delili hatırlatılmadığından hükmün bozulmasına yönelik bir başka ilamın maddi hata sonucu bozma ilamı olarak yazıldığı bu defa yapılan incelemeden anlaşılmıştır. Açıklanan bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek, dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda yazılı değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin 19.11.2009 tarihli ve 2009/12465 – 13136 sayılı ilamının KALDIRILMASINA hükmün yazılı değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 04.10.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi .

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog