Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/9113
Karar No
K. 2010/10608
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/9113 E.  ,  2010/10608 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 04.08.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 58 ve 41 parsel sayılı taşınmazlarının genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılardan ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar yanıt vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 41 parsel sayılı taşınmaz yararına 64 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.

Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” yada “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Somut olayda, davacıya ait 58 ve 41 parsel sayılı taşınmazların mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Mahkemece, davacıya ait 41 parsel sayılı taşınmaz yararına, 06.05.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda 64 parsel sayılı taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün en kısa ve ekonomik yol olduğu gerekçesi ile geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.

Hükme esas alınan fen bilirkişisi raporunda, 158,42m² alanlı (A) ile işaretli dava dışı 40 parsel sayılı taşınmazdan geçit seçeneği belirtildiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda 40 parselden geçit kurulması halinde geriye 8.482,58m² kaldığı belirtilmektedir. Geçit ile yükümlendirilen taşınmaz 1.300m²; kurulan geçit ise, 153,52m² yüzölçümündedir. Görülüyor ki, geçit hakkı kurulurken komşuluk hukuku ilkeleri ve taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkate alınmamış, davacının sübjektif arzularına göre geçit kurulmuştur. Bu nedenle, davanın niteliği dikkate alınarak tarafların istemleri ile bağlı kalmaksızın geçit ihtiyacı içerisindeki taşınmaza komşu 40 parsel malikleri hakkında dava açılarak eldeki dava ile birleştirilerek, geçit seçenekleri belirlenmelidir. Bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.