(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/10396
- Karar No
- 2010/769
- Karar Tarihi
- 28.01.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10396 E. , 2010/769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, dava dışı ... 'ın davalı banka ile yaptığı kredi kartı üyelik sözleşmesine kefil olduğunu, kefalet limitinin sözleşmede 100.00 YTL olduğunu ve bu miktar kadar borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 100.00 YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun tamamından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkemece 9.5.2007 tarihli,2006/176 esas ve 2007/176 karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne,davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine denmek suretiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı,bu kararı icra inkar tazminatı yönünden de temyiz etmiş,dairemizin 5.12.2007 tarihli ilamı ile davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek icra inkar tazminatı yönünden verilen karar kesinleşmiştir.Kesinleşen 2009/10396-2010/769 kısım yönünden yeniden karar verilemez.Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde kazanılmış hak ihlal edilerek davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki,bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.