Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/12448
Karar No
K. 2010/13430
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/12448 E.  ,  2010/13430 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tescil mümkün olmazsa alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 21.08.2006 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ödenen satış bedeli 45.000,00 TL’nin tahsili istemlerine ilişkindir. Davalı vaat borçlusu ..., sözleşmenin doğru olduğunu bildirmiş, davaya dahil edilen Şavşat Belediye Tüzel Kişiliği cevap vermemiştir. Mahkemece, mülkiyet aktarımı istemi reddolunmuş, belediye hakkındaki dava ise husumet yönünden reddedilmiş, ikinci kademedeki alacak istemi hüküm altına alınmıştır. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davaya dahil edilen belediye ile dava dışı Mikail Keskin arasında biçimine uygun düzenlenen 08.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeyle dava dışı Mikail Keskin’in kazanacağı kişisel hakkını 15.09.2005 tarihinde davalı ...’e, bu kişinin de 21.08.2006 tarihinde davacıya temlik ettiği görülmektedir. Gerçekten, 08.08.1997 tarihli inşaat sözleşmesi yükleniciye kişisel hak sağlar. Burada yüklenicinin kazanacağı kişisel hak, arsa sahibinin maliki olduğu taşınmaz üzerine yapacağı binaya karşılık, bazı bağımsız bölümlerin tapularıdır. Yüklenici, bu şekilde kazanacağı kişisel hakkını arsa sahibine doğrudan ileri sürebileceği gibi, yazılı olmak koşuluyla ve borçlunun (arsa sahibinin) rızası gerekmeksizin üçüncü kişilere de temlik edebilir. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Davadaki istemin dayanağı olan 21.08.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi aslında yüklenicinin temliki suretiyle kazanılan kişisel haktan ibaret olup, davacı bu sözleşmeye dayanarak kayıt maliki olan belediyeden mülkiyetin nakli talebinde bulunabilir. Dolayısıyla eldeki davada kayıt maliki belediyeye de husumet düşer.

Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, davacı ile davalı ... arasında akdi bir ilişki bulunmadığından söz edilmesi ve belediye hakkındaki davanın husumet yönünden reddi doğru olmamıştır. Ne var ki, hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden bütün bu yönler bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

Davadaki ikinci kademedeki istemin nedeni ise Borçlar Kanununun 96.maddesidir. Gerçekten anılan bu hükme göre sözleşmenin ademi ifasından kaynaklanan tazminat (alacak) talebi sözleşmenin diğer tarafından istenebilir. Mahkemece, bu durum gözetilerek yapılan ödemeler sebepsiz kaldığından bahisle tahsiline karar verilmesi açıklanan sebeple doğrudur.

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile yukarıda yazılan gerekçelere göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog