(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, murisi eşinden intikal eden 146, 239 ve 1185 parsel sayılı taşınmazları davalının hiçbir hukuki ilişkiye dayanmadan kullandığını ve 239 parsel sayılı taşınmazdaki üç adet armut ağacını kestiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve 2004-2006 yıllarına ait ecrimisil ile ağaç bedelinin davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazları kullanmadığını ve bir adet armut ağacını dava dışı Server’in istemi ile kestiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin reddine; 1185 ve 239 parsel sayılı taşınmazların 2006 yılı ecrimisil ve kesilen ağaç bedeli olarak toplam 352,88TL.nin dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin tüm; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkları beyanlarıyla, dava konusu taşınmazlardan 1185 sayılı parselin tamamı ile 239 sayılı parselin bir bölümünün davalının kullanımında olduğu saptanmıştır. Fen bilirkişi tarafından düzenlenen 06.05.2008 tarihli rapor eki krokiden, 239 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından kullanıldığı belirlenen yerin 2.730metrekarelik yeşil renkli bölümün olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, 1185 ve 239 parseller yönünden elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.