(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5732 E. , 2011/6960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2009 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, muvazaalı şekilde kurulan ipoteğin terkini istemine ilişkindir. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, davalı ... davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalılardan ... mirasçıları temyiz etmiştir.
İpotek, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla birlikte doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak için kurulabilir (TMK.m.881). Mevcut alacakları teminat altına almak için kurulan ipotek, anapara ipoteğidir. İlerde doğacak veya doğması muhtemel alacaklar için kurulacak ipotek ise üst sınır (azami meblağ) ipoteğidir. Eğer mevcut bir alacak için ipotek kurulmuşsa, alacağın geçerli olması gerekir. Zira, ipotekle alacak arasında çok sıkı bir birliktelik vardır. Alacak varsa ipotek kabul edilir. Ancak alacak doğmamışsa, hukuki nedeni dolayısıyla batılsa (BK.m.19/2, 20/1), ipotek tescil edilse bile hüküm ifade etmez ve rehinli alacaklıya icra takibi yoluyla alacağını elde etme yetkisi vermez. Vurgulanması gereken diğer bir hususta, ipoteğin tescilinin tarafları bağlayacağıdır. Fakat söylendiği üzere ipotek, rehnin temin ettiği alacağın varlığı yönünden bir karine ya da delil oluşturmaz. Bununla birlikte ipotek, eğer mevcut bir alacak için kurulmuşsa, bunun tutarının ipotek sözleşmesinde gösterilmesi yeterlidir. Bu durumda ipotek sözleşmesi, aynı zamanda bir borç ikrarı görevi de görebilir (BK.m.17). Rehin sözleşmesinin kayıtsız ve şartsız bir borç ikrarını kapsadığı durumlarda, alacaklı sanki bir mahkeme kararına dayanıyormuşcasına ilamlı takiplere özgü yoldan yararlanabilir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
İncelenen tapu kayıt örneğinden, 21.09.2007 tarihli ipoteğin malik ... tarafından ... lehine alınan 30.000,00 TL borca karşılık faizsiz ve birinci derecede tesis edildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 875.maddesi uyarınca kurulan ipotek, bir karz (kesin borç) ipoteğidir. Burada, malik/borçlunun bir borç ikrarında bulunduğu kabul edilir. Bu borç ikrarında, akit tablosu ipoteğin hukuki dayanağını oluşturur. Hal böyle olunca, artık üst sınır ipoteğinde olduğu gibi mahkemece alacağın doğup doğmadığının, başka bir deyişle rehinli taşınmaz malikinin gerçek bir alacağı olup olmadığının ayrıca araştırılması gerekmez. Öte yandan ipotek akit tablosuna karşı ileri sürülen iddia, senede karşı yapılmış bir iddiadır. HUMK’nun 288.maddesi gereğince de senede karşı iddianın, senetle ispatı gerekmektedir. Bu gibi durumlarda, ancak 289.madde uyarınca karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir. Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, özellikle ipoteğin bir karz ipoteği olduğu ve davacının iddiasının senede karşı yapıldığı gözden kaçırılmak suretiyle ipoteğin muvazaalı düzenlendiğinden bahisle davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.