(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11307 E. , 2010/13619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.12.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
HUMK.nun 388. maddesi uyarınca hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HUMK’nun 389. maddesinde de kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür.
Mahkemece eldeki dava ile birleştirilen bir dava bulunmadığı halde hükmün 2. no’lu bendinde birleştirilen 2005/1123 E. 2006/440 K. sayılı davanın reddine denilmiş, karar gerekçesinin son paragrafında ise esasen birleştirilen davanın bulunmadığı görevsizlik kararı verilen 2005/1123 E. Sayılı dosyanın sehven birleştirildiğinin yazıldığı, bu nedenle 2 no’lu hüküm fıkrasının hukuken yok hükmünde sayılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklandığı şekilde birleştirilen dava bulunmadığı halde, hüküm kısmında birleştirilen dava varmış gibi reddine karar verilmesi ve bu şekilde hüküm fıkrası ile kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılması HUMK.nun 388. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden karar bozulmalıdır.