(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5868 E. , 2011/6958 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 5700 sayılı parselin maliki olduğunu, taşınmazı çap kaydı içerisindeki bir bölüm yere davalı, davalının duvar ve sundurma yaparak elattığını, haksız elatmasının kal suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazı satın aldığı biçimiyle kullanmakta olduğunu, kaldı ki kendisinin Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak temliken tescil davası açma hakkı bulunduğunu, dava açma hakkını saklı tuttuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin 12.05.2010 tarihli krokisinde ... renkle gösterdiği ve davacının çap kaydı kapsamında kalan yere davalının haksız elatmasının kal suretiyle giderilmesine, davalının Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayalı isteminin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı, 2571 sayılı parselin malikidir. Gerçekten yapılan uygulamaya göre, davacının 5700 sayılı parsel çapı içerisinde kalan bir bölüm yere duvar ve sundurma yaparak elattığı da sabittir. Davalı, savunma yoluyla veya açacağı karşı davada koşulları varsa Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanarak taşkın yapının adına tescilini talep edebilir. Ne var ki, somut uyuşmazlıkta davalının böyle bir talepte bulunmamış, aksine ilerde dava açma hakkını saklı tutmuştur. HUMK’nun 74.maddesi hükmüne göre hakim, her iki tarafın iddia ve savunmasıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm kuramaz. Saptanan bu nedenle, davalının talep ve davası varmış gibi eldeki davada Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayalı isteminin reddine karar verilmesi yukarıda belirtilen HUMK’nundaki taleple bağlılık kuralına uygun düşmemiştir. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.