KONYA Bölge Adliye Mahkemesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen kısmen kabul kararı, davacı ve davalı ... tarafından aşağıda belirtilen yönlerden istinaf edilmiştir. Dava, TTK 1472. Maddesi gereğince, sigortanın ödediği bedeli, zarara neden olduğu belirtilen davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Dava, Türk Ticaret Kanununun TTK 1472 maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuan tahsili amaçlı istemine ilişkindir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onunu halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Bkz. YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/12992 ESAS, 2017/6501 KARAR sayılı ilamı) Somut olayda mahkemece, meydana gelen yangın olayı nedeniyle sorumluluğun ve illiyet bağının tespiti noktasında 2016 yılında uzman bilirkişi heyetinden ve 2018 yılında İTÜ uzman bilirkişi heyetinden alınan ve birbirini teyit eden, ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve oluşa uygun raporlarla, meydana gelen yangının elektrik panosundan başladığı, bu panoda ehil olmayan kişilerin yetersiz müdahalesi ile oluşan gevşek bağlantılar ve kaçak akım anahtarının devre dışı bırakılması nedeniyle yangının meydana geldiği; bundan dolayı davacının sigortalısının asli düzeyde % 75 kusurunun bulunduğu, davalı kiraya veren ...'nin ise kiraya veren ve yapı maliki olarak, daha önce meydana gelen arızalardan haberinin bulunması, gerekli onarım ve müdahaleleri gereğince yaptırmaması nedeniyle tali derecede % 25 oranında kusurlu olduğu; diğer davalı franchising sözleşmesi kapsamında söz konusu elektrik sorunu nedeniyle bir sorumluluğunun ve zarardan dolayı illiyetinin bulunmadığı, zira uzman bilirkişi heyet raporlarının birbirini teyit eden raporları ile ilk elektrik panosunun yapımı sırasında bir yapım bozukluğunun tespit edilmediğinin belirtildiği anlaşıldığından, aşağıda belirtilen bent dışında mahkemece bu raporlarının hükme esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, bu hususlara yönelik davacı ve davalı tarafın istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Ayrıca; Açılan rücu davasında, davacı sigortanın sigortalısının halefi olarak ancak gerçek zararı isteyebileceği ilkesinden hareketle, mahkemece davacının gerçek zararın belirlenmesi bakımından; yukarıda sözü edilen bilirkişi raporları ile hasar miktarıda 128.419,25 TL belirlenmiş olduğundan; buna yönelik itirazın reddi gerekmiştir. -Kabule göre (Davacının vekalet ücretine yönelik itirazında); Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. Maddesinde; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesine göre; maddi tazminat istemli davanın davalı Deha yönünden kısmen reddi gerçekleştiğine, diğer davalı yönünden ise tamamen reddi kararı verildiğine göre, bu kapsamda vekalet ücretinin belirlenmesi yerine, davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olup, buna yönelik davacı istinafının kabulü gerekmiştir. Bu nedenle , davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın