Ceza Genel Kurulu
Ceza Genel Kurulu 2011/6-50 E. , 2011/67 K. "İçtihat Metni"İtirazname: 2008/215946 Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi Mahkemesi : İZMİR 3. Çocuk Günü : 10.04.2008 Sayısı : 788-282 Hırsızlık suçundan sanık Ş. E.’nin, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b ve 31/3. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 3. Çocuk Mahkemesince verilen 10.04.2008 gün ve 788-282 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 25.01.2011 gün ve 27234-502 sayı ile; “5237 sayılı TCY’nın 66/1. maddesinde, sanığa yüklenen ve eylemlerine uyan anılan Yasanın 142/1-b maddesinin gerektirdiği suç için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre de 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gözetildiğinde 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, sanığın sorgusunun yapıldığı 07.07.2005 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık Ş.E. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine” karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.02.2011 gün ve 215946 sayı ile; “Yüksek 6. Ceza Dairesi ile Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık davada zamanaşımının sona erip ermediğine ilişkindir. Bilindiği üzere 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinin uygulanması halinde suç, maddedeki cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesi uyarınca 10 yıllık asli, 104/2. maddesi uyarınca da 15 yıllık kesintili zamanaşımına tabidir. 5237 sayılı Kanun’da ise zamanaşımı yönünden farklı süreler öngörülmüş, çocuklar için lehe hükümler getirilmiştir. Somut olaya gelince; Sanık Ş. E.suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisindedir. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinin uygulanmış olması karşısında, asli zamanaşımı süresi aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddesine göre 5 yıl 4 ay, kesintili zamanaşımı süresi de 67/4. maddesine göre 8 yıldır. Sanığın sorgusunun yapıldığı 07.07.2005 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başka bir işlem olan mahkûmiyet hükmü verildiğine, göre inceleme tarihinde 5 yıl 4 aylık zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin Yüksek 6. Ceza Dairesinin ilamının yerinde olmadığı” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak Özel Dairenin düşme kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın