Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/13056
Karar No
K. 2010/14257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2010/13056 E.  ,  2010/14257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.06.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalılar, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, geçit tesisine ilişkin 01.05.1995 tarihli sözleşme tapu memuru huzurunda düzenlenmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Somut olaya gelince; yukarıda söz edildiği üzere davanın dayanağı Türk Medeni Kanununun 747.maddesidir. Bu madde uyarınca açılacak davalarda, geçit ihtiyacı içerisinde olan bir parsel malikinin aleyhine geçit kurulacak parsel malikleriyle yaptığı bir sözleşmenin bulunmasına gerek yoktur. Zira, geçit davalarında ihtiyaç sahibi taşınmaz malikine kanun bu hakkı tanımaktadır. Kısaca, bir sözleşme olmasa dahi kanundan kaynaklanan hakka dayanılarak geçit istemli dava açılabilir. Mahkemece yapılan bu saptamaya göre, çekişmenin esası hakkında inceleme ve araştırma yapılarak bir hüküm kurulması yerine, davanın yasaya uygun düşmeyen gerekçelerle reddi doğru olmamıştır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.