(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11672 E. , 2010/14112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.09.2004 gününde verilen dilekçe ile ve karşı davada hasılat kira sözleşmesine dayalı tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabul - kısmen reddine dair verilen 24.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar, davalının mirasbırakanı .... ile 335 sayılı parseldeki fındık bahçesi ve evin işletilmesi konusunda sözlü ve süresiz bir kira sözleşmesi bulunduğunu, kiralayanın ölümünden sonra davalının sözleşme üzerinde muaraza yarattığını, hatta tahliye hususunda dava açtığını ancak reddedildiğini, 2004 yılında da fiili olarak kiralanana sokulmadıklarını, bu nedenle 2004 yılı için 6.357,90 TL ürün gelirinden mahrum kaldıklarını, kiralananda faydalı ve zaruri masraflar yaptıklarını, bunun tutarının da 2.399,50 TL olduğunu ileri sürerek bunların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise davacıların bahçe ve evde 5.646,35 TL zarara neden olduklarını, bu miktarın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava kısmen kabul edilmiş, bilirkişinin bulduğu mahrum kalınan ürün zararı 3.703,00 TL ile 1.214,00 TL iyileştirme giderinin davalı ve karşı davacıdan tahsiline, fazla isteğin reddine, karşı davanın da kısmen kabulü ile kırılan camlar dolayısıyla uğranılan 119,00 TL’nin davacı-karşı davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1.Davacı-karşı davalılar hükmü katılma yoluyla temyiz etmişler ise de, on günlük temyiz süresini geçirdiklerinden, davacı- karşı davalıların temyiz istemlerinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davalı-karşı davacının temyiz itirazlarına gelince;
a)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ve karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
b)Davacılar ile davalı mirasbırakanı arasında sözlü bir zirai ürün kirası sözleşmesi bulunduğu, özellikle taraflar arasında görülen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı yer sulh hukuk mahkemesinin 2004/78 esasında kayıtlı dava dosyası ile sabittir.
Davacı-karşı davalılar, öncelikle davalı ve karşı davacının fiili engellemesi sebebiyle elde edemedikleri 2004 yılına ait mahrum kalınan ürün bedelini talep etmiştir. Dosya kapsamında yer alan tanık sözlerinden, davacı- karşı davalıların kiralanandan fiilen 2004 yılının şubat aylarında çıkartıldıkları anlaşılmaktadır.
Zirai ürün kiralarında uygulanması gereken BK m.294 f.1 hükmü uyarınca “zirai bir gayrimenkulün kiracısı, akdin feshi zamanında henüz devşirilmemiş semereler üzerinde bir hak iddia edemez”. Buna göre, davacıların isteyebileceği mahrum kaldıkları zirai ürün geliri değil, hasılat toplamak amacıyla fesih tarihine (eylemli fesih tarihine) kadar yaptıkları ziraat masraflarıdır. Mahkemece yasanın açık hükmü gözardı edilerek, davalı-karşı davacının tüm zararla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Yapılması gereken iş, bilirkişiden ek rapor alınarak davacıların kiralananda şubat 2004 tarihine kadar yaptıkları ziraat masraflarının ne olduğunu saptamak ve buna hükmetmek olmalıdır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.