Esas No
E. 2009/14148
Karar No
K. 2010/6118
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

E. 2009/14148 K. 2010/6118 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/14148, K. 2010/6118, T. 03.05.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14148
Karar No
2010/6118
Karar Tarihi
03.05.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/14148 E.  ,  2010/6118 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki aidiyetin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 1984 yılında dava dışı ...Sanayi Yapı Kooparatifine iki adet işyeri almak amacıyla ortak olmak istediğini, bir kişinin birden fazla ortaklığı sözkonusu olamayacağından 1567 numaralı üyeliği kardeşi olan davalı adına yaptırdığını, üyelik aidatlarını kendisinin ödediğini, bu işyerinin kendisine ait olduğu, davalının bu yeri kendisinin satın almak istediğini ve dava dışı diğer kardeşleri ... etmek istediğini söylediğini, teklifini kabul ettiğini, ancak bedelini ödemediğini ileri sürererek 57/A blok (4) numaralı işyerinin kendisine ait olduğunun tespitine, olmazsa bedelinden şimdilik 80.000.00 YTL'lık kısmının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacı ve diğer kardeşleri Muzaffer ile ortak bir şirketlerinin bulunduğunu, şirketten elde edilen gelirlerle her kardeşe bir işyeri alındığını, aidatlarında şirket geliriyle ödendiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tanık beyanları esas alınarak anılan taşınmazın davacıya ait olduğunun tespitine, kooparatif kaydının iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, aynı kooperatife birden fazla üyeliğin mümkün olmaması nedeniyle üyeliklerden birinin kendi adına, diğer üyeliği de davalı kardeşi adına yaptırdığını, davalı adına olan üyelik aidatlarının tamamının tarafınca karşılandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları esas alınmak ve üyelik aidatlarının davacı tarafından ödendiği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İddianın ileri sürülmüş şekli ve içeriği itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişki inanç sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5.2.1947 tarih ve 1947/20-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça belirtildiği gibi bu tür inanç sözleşmelerine ilişkin işlemlerin taraflar kardeş olsalar dahi mutlaka yazılı delillerle ispatı zorunludur. Toplanan delillerden davacının iddiasına yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde "her türlü takdiri ve yasal deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog