1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davalı ... Sigorta Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; ara buluculuk dava şartının yerine gelmediğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kurallara uygun seyrettiği esnada, mevzuatta belirtilen geçiş önceliği kuralına uymayan ... aracın sürücüsü, uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kavşağa girerken geçiş hakkı olan araca yol vermeyen dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün hatalı ve tedbirsiz bir şekilde sola dönüşü ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, ... tarihinde sigortalı araç sürücüsünün de kazaya dair ifadesinde; “... Caddesinde sol şeritte sürüş esnasındayken B aracı kızını sınava getirmiş (yolu bitmiyor) sağ şeritten ani bir şekilde sağa dönüş yaptı.” beyanı yer aldığını, sigortalı araç sürücüsünün başvuruya konu kazada kusursuz olduğundan davalı sigorta şirketinin tazminata ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan davanın reddini, her halükarda sorumluluğa esas kusur oranlarının tespiti için alanında uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, davacı tarafından aksini ortaya koyar mahiyette delil sunulamadığı dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, her durumda davacının icra inkâr tazminatına ilişkin taleplerinin de yasal olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’in diğer davalı ...’in oğlu olduğunu, davalı ...’in kaza tarihinde babasının adına tescilli olan ... plakalı araç ile ... tarihinde trafik kurallarına uygun şekilde seyir halinde ilerlerken, davacı ... Sigorta nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki ...’nın kusurlu davranışı ile talihsiz kazanın meydana geldiğini, davacı ... Sigorta nezdinde sigortalı bulunan aracın sürücüsü ve maliki ...’nın kusurlu davranışı neticesinde, davalı tarafa ait aracın ve kendisine ait aracın ağır maddi hasar almalarına neden olduğunu, söz konusu kaza neticesinde her iki aracın tamirinin ekonomik bulunmadığından araçların perte çıkarıldığını, davacı ...ile davacı tarafın sigortalısı ...’nın arasında gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında davalı tarafa yüklenilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bu durumun gerek kazanın gerçekleştiği yeri gösteren fotoğraflardan gerekse de kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağından açıkça görüldüğünü, yaşanan talihsiz kaza sonrası Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından tanzim edilen kusur izafe oranlarını gösteren raporda açıkça davalı tarafın %0 kusurlu olduğu, karşı tarafın ise %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı tarafın davalı ...’in söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddiası ile davalının araç sürücüsü olmasından ve diğer davalı ...’in araç sahibi olmasından mütevellit meydana gelen zarardan sorumlu olduklarına ilişkin iddiasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu kazanın; davalı ...tarafına ait araç ile ... tarihinde Kayseri İli ... İlçesi ... Mah. ... caddesinde seyir halinde iken aynı yönde seyir halinde olan ... plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan ...’nın dönüş hakkı olmamasına rağmen seyir halindeki davalının önüne kırarak dönmek istemesi ile kazaya sebebiyet verildiğini, davalıların meydana gelen söz konusu kazada kusurlu oldukları kabul edilse dahi kaza tarihinde tarafa ait olan ... plakalı aracın aktif ve geçerli sigorta poliçesinin bulunduğunu, herhangi bir zararın muaccel olması durumunda davalı taraf ile sigorta poliçesi imzalayan diğer davalı ... Sigorta A.Ş. ‘nin zararı karşılamasının gerektiğini, ancak diğer davalı taraf ... Sigorta A.Ş.’nin de karşılamasını gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın kanun hükümlerine ve hakkaniyete aykırı olarak icra takibi başlattığını ve davalı tarafça yapılan haklı itirazın ardından haksız icra takibinin durduğunu, ardından davacı tarafın itirazın iptali davasını açtığını, davalılar aleyhinde başlatılan haksız icra takibine karşı yapılan haklı itirazın dava konusu yapılması davacı tarafın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı hareket ettiğini gösterdiğini, davacı tarafın yapmış olduğu haksız, yersiz ve mesnetsiz iddiaları kabul etmediklerini, kötü niyetli açılan dayanaksız davanın reddini, davacının kötü niyetli ve haksız davasından dolayı %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın