(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/13148 E. , 2010/5749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı belediye, davalı kurumun izin ve muvafakati ve verdiği sicil numarası ile ağız ve diş sağlığı merkezi kurarak davalı kurumun mnesupları ile sigortalılarına hizmet verdiğini, sicil numarasının kapatılıp akabinde tekrar numara verildiğini, tedavisi yapılan kişilere ait faturaların davalı kuruma ibrazına rağmen bedelinin ödenmediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı kurum davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının ... hizmetini verdiği, hizmetin verilmediğine dair bir iddianın olmadığı, davalının verilen ... hizmeti bedelini ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle itirazın asıl alacak yönünden iptaline, alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve davacınında mahkemede dava açarak haklı çıkması yasal koşul olup, borçlunun kötü niyetle itiraz etmesi yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan aykırı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasıda şart değildir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek icra inkar tazminatının tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.