Davacı, mülkiyeti idareye ait ada parsel sayılı taşınmazdaki kapı no’lu büronun tarafından kiralandığını, kiracının ölümü üzerine mirasçıları olan davalılardan sözleşme yapmaları veya taşınmazı boş olarak teslim etmeleri ihtaren istendiği halde davalıların taşınmazı işgale devam ettiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazı kullanmadıklarını, babasının ölümünden sonra L..Ş.’in bir süre dava konusu yerin kirasını ödediğini, ancak daha sonra aynı binadaki 103 kapı no’lu büroyu idareden kiralayarak çekişmeli yerle ilişiğini kestiğini, taşınmazın halen boş olduğunu, davacı idarenin yazısının sadece L.Ş.e tebliğ edildiğini, davalı S. ’ın bir başka şehirde çalıştığından dava konusu yeri kullanmasının fiilen mümkün olmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kiralayanın fesih iradesinin mirasçılara ulaşmasından itibaren kira sözleşmesi yapmayan mirasçıların taşınmazın anahtarını teslim etmemekle haksız işgalci durumuna düştükleri gerekçesiyle elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.