İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
09.06.2022
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ticaret Hukuku
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, iflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. Geçici mühlet başlığını taşıyan 287/1. Fıkrada, mahkemenin konkordato talebi üzerine 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’ nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Yasanın 288/1. fıkrasında, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yer verilmiş, İİK 294. maddesinde, kesin mühletin alacaklılar bakımından sonuçları, 297. maddesinde ise, kesin mühletin borçlu bakımından sonuçlarına ilişkin düzenleme yer almıştır. Kanun koyucu, 7101 sayılı Kanunda, uygulama alanını genişleterek konkordatoyu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulabilmek için başvurabileceği bir hukuki çare olarak betimlemiştir. İİK285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. 15.03.2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanunu
492 sayılı Harçlar Kanunu
2004 sayılı yasanın 286. Maddesinde, konkordato talebine eklenecek belgeler, ayrıntılı olarak düzenlenmiş, ayrıca, borçlunun konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır ifadeleri ile belgelerin tahdidi olmadığı vurgulanmıştır. Konkordato talebine eklenecek belgelerin önemi ve hak kaybının önüne geçilebilmek ve uygulamada birliğin sağlanabilmesi için buna ilişkin yönetmelikler çıkarılmıştır. İİK 286/1.a bendinde, konkordato ön projesi bir anlamda tanımlanmış ve borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje olarak ifade edilmiştir. Yasanın devam eden bentlerinde ifade edilen, borçlunun malvarlığını gösterir belgeler, alacaklılar, alacak miktarları vb belgelerin, konkordato ön projesinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağına dair tespitte en önemli unsurlar olduğunun kabulü kaçınılmazdır. Çünkü, geçici komiser, öncelikle bu belgelerle ön projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağını ve kayıtlarla uygun olup olmadığını değerlendirecektir. Diğer yandan, 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Somut olayda borçlu şirket tarafından, ön projede öngörülen mali kaynaklardan sermaye artışına dair kaynak gösterilmemiş, talep tarihinden itibaren yargılama aşamasında herhangi bir sermaye artışı gerçekleştirilmemiş ve akside iddia edilmemiştir. Tek ortaklı bir sermaye şirketi olan borçlu şirket ortağı, sermaye taahhüt edimini yerine getirmemiştir. Diğer yandan, ön projede yer verilen diğer işler şirketin kendi faaliyet kapsamı dahilindeki işlerdir. Şirketin iştigal konusu gereğince, devam etmekte olduğu belirtilen projeleri tamamladığında ve alacaklarını tahsil etmesi halinde gelir elde edeceği kaçınılmazdır. Ne var ki borçlu şirketin konkordatodan yararlanabilmesi için zaten faaliyetini devam ettirmesi gerekecektir. Aksi takdirde konkordato amacının varlığından söz edilemeyecektir. Diğer yandan 02.12.2021 tarihli geçici konkordato komiser raporunda şirketin gayrifaal durumda olduğu ifade edilmiştir. Konkordato ön projesi İİK 286. maddesinde yer verilen borçlunun konkordato talebine eklemesi gereken belgelerden ilk sırada yer almaktadır. Bu nedenle borçlu şirket vekilinin konkordato projesine dair istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü görüş ve tanımlamalarının iş bu yargılamada tartışma konusu olamayacağı ve yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Keza İİK 286/1-a bendinde konkordato ön projesinin kapsamı detaylı olarak açıklanmıştır. 2004 sayılı İİK 286/1-a bendinde borçlunun faaliyetine devam etmesi ön projede gösterilmesi gereken bir husustur. Yasal düzenlemede açıkça, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi vurgusu yapıldıktan sonra, alacaklılara ödemelerin yapılabilmesi için gerekli olan mali kaynağın ön projede gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. İş bu yargılamada ise borçlu şirket gayri faal olduğu gibi sermaye artışına dair mali kaynaklarını da göstermemiş olduğu anlaşılmaktadır. Gayri faal durumda bulunan borçlu şirketin aynı şekilde ön projedeki göstergelerinin ise soyut verilere dayandığı tespit edilmiştir. Şirketin bu şekildeki ön projesinin gayri faal durumda bulunmadığı kabul edilse dahi işletme hukuku ve özellikle konkordatonun amacına da uygun düşmemektedir. Mühlet içinde faaliyetine devam edecek bir işletmenin nakit biriktirebilmesi için oldukça yüksek karlılığa sahip olması gerekir. Mali durumu bozulan işletmeler kural olarak karlılıklarını yitirmiş işletmelerdir. Projede mevcut durumun, likitide sıkıntısının giderilmesi için tedbirlere yer vermek gerekir. Bunlar, gelir artırıcı veya tasarruf tedbirleri olabilir. Konkordato süreci içinde özellikle iyileşmenin sağlanabilmesi için yeni kredi sağlanması gerekmektedir. Somut olayda, başta, projede öngörülen sermaye artışının da gerçekleştirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, borçlu şirketin yasada tanımlanan şekilde, ibraz edilen ön projesinin, somut veriler karşısında başarıya ulaşma ihtimalinden söz edilemeyecektir. Konkordato geçici komiser raporunda da teklifin başarıya ulaştırılabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. 2004 sayılı İİK‘m.287’deki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali “ konkordatonun başarı şansı “ kavramı altında ifade edilmiştir. İİK‘nun 289/3. fıkrasında, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde bir yıllık kesin mühlet verileceği belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda, mahkemenin, kesin mühlet talebi ile konkordato talebinin reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ve özellikle başarıya ulaşma imkanı bulunmayan konkordato ön projesi ile İcra ve İflas Kanunu
2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
K7101 md.285
İİK md.285
İİK md.286
K6100 md.74
K6100 md.353
K2004 md.285
K7101 md.65
K2004 md.286
İİK md.293/3
İİK md.286/1
İİK md.294