T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2020/1348 - 2022/842

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2020/1348
KARAR NO: 2022/842

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK

MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/09/2020

NUMARASI : 2019/34 E. - 2020/135 K.

GEREKÇE

Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının 43. hizmetler yönünden kısmen iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı gerçek kişiye ait 2015/83668, 2013/43531, 2010/52111, 2010/44879, 2010/44867, 2010/44724 sayılı ve “...”, “...”, sayılı “...”, “...”, sayılı “...”, sayılı “...” ibareli redde mesnet markalar arasında, uyuşmazlık konusu 43. Sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak aynen yer aldığı gibi uyuşmazlık konusu 43. Sınıf hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında aynı sınıfta yer alan hizmetlerle aynı veya benzer bulunduğu, diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerektiği, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuruda, davacının müktesep hak iddiasına dayanak tescilli markalarının aslı unsuru olan "..." kelimesinin muhafaza edildiği ancak başvurunun, davacının önceki markalarından farklı bir kompozisyonda oluşturularak redde mesnet davalı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği, bu itibarla davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddi nedeniyle açılan davada, önceki markalarının müktesep hak teşkil ettiğinin kabul edildiği ileri sürülmüşse de başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç gereğince reddine mesnet markaların işbu davada aynı Kanun'un 6/1 maddesi uyarınca reddine mesnet markalardan farklı olduğu, dolayısıyla işbu dava açısından emsal teşkil etmeyeceği, ayrıca müktesep hak değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesince müktesep hak yönünden aksi yönde tespitler içeren bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olduğundan davacının kullanım ispatı talebi yönünden Dairemizce bir inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 54,40 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 26,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/06/2022 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :02/07/2022

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
02.07.2022 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Tüketici Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 44724 sayılı ve “...”, “...”, sayılı “...”, “...”, sayılı “...”, sayılı “...” ibareli redde mesnet markalar arasında, uyuşmazlık konusu 43. Sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak aynen yer aldığı gibi uyuşmazlık konusu 43. Sınıf hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında aynı sınıfta yer alan hizmetlerle aynı veya benzer bulunduğu, diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerektiği, buna göre yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuruda, davacının müktesep hak iddiasına dayanak tescilli markalarının aslı unsuru olan "..." kelimesinin muhafaza edildiği ancak başvurunun, davacının önceki markalarından farklı bir kompozisyonda oluşturularak redde mesnet davalı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği, bu itibarla davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, her ne kadar davacı tarafça dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi uyarınca reddi nedeniyle açılan davada, önceki markalarının müktesep hak teşkil ettiğinin kabul edildiği ileri sürülmüşse de başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç gereğince reddine mesnet markaların işbu davada aynı Kanunu HMK md.353/1 K44724 md.6/1 HMK md.355 K83668 md.6/1 HMK md.361 K6769 md.6/1 K6100 md.355