Esas No
E. 2022/1074
Karar No
K. 2022/1084
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.

A N K A R A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ

23. H U K U K D A İ R E S İ ( D İ R E N M E- DAVA RET)

ESAS NO: 2022/1074
KARAR NO: 2022/1084

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,

HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından davalı kooperatifçe alınan ihraç kararının doğru olmadığı ve bu karardan daha sonra haberdar olunduğu ileri sürülmüş, davalı kooperatifçe prosedürün usulüne uygun olarak yerine getirildiği, davacının adres değişikliğine dair bir bildiriminin olmadığı savunulmuştur.

Dairemizce, yukarıda yazılı olduğu üzere, ihraç kararı (11.06.2010) ile dava tarihi (22.01.2015) arasında geçen 5 yıla yakın süre boyu davacının kooperatif ile irtibata geçmemiş olması gözetilerek üyeliğin devamı iddiasının TMK 2.maddesi kapsamında iyiniyetli olmadığı kanaatiyle ve davacı hakkında çok daha önce verilen isim değişikliği mahkeme kararının "dahi" bildirilmediği, ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesi ve irtibat kurma iradesi açısından değerlendirmeye esas alınan durum olarak gözetilerek karar verilmişse de, bozma ilamıyla, farklı bir yorum ile arada geçen sürenin hesabında Dairemizce isim değişikliği tarihinin (2006) başlangıç olarak alınmasının hatalı olduğu değerlendirilmiştir.

Yargıtay 11 ve 6. Hukuk Dairesi (kapatılan 23 ve 15. Hukuk Dairesi) yerleşik uygulaması kapsamında kooperatif ile uzun süre irtibata geçilip aidat ödemesi yapılmaması, genel kurullara iştirak edilmemesi hususlarının, ortaklığı devam ettirmeme iradesi yönünde sonuç yarattığı ve yıllar sonra açılan davanın iyiniyetli olmadığı kabul edilmektedir. Dairemizce somut olayda bu hususlar değerlendirilerek 5 yıla yakın (4 yıl 6 ay ) süre irtibat kurulmaması yeterli görülmüştür. Bozma ilamında bu sürenin makul olmadığı değerlendirilmiş ise de sürenin hesabında gözetilecek asgari kriterlere ilişkin yerleşik bir uygulama bulunmadığı anlaşıldığından Dairemiz kararında direnilmesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Dairemizin 22/12/2021 T., 2018/2695 E. 2021/2012 K. sayılı kararında DİRENİLMESİNE, " 1-Davanın REDDİNE,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 31,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 167,00 TL masrafın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesinden sonra kalan miktarın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine," 28/06/2022 tarihinde, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda, davacı vekili Av. ..., davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog