(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/3121 E. , 2013/4032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ..., ..., ...,
..., ..., ...,
...,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 127 ada 2 parsel sayılı 5.000,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak davalı ... Genel Müdürlüğü adına tespit ve tescil edilmiş, taşınmazın kadastro sonrası ifrazı sonucu 2.860,28 metrekare yüzölçümündeki bölümü 127 ada 9 parsel numarasını almıştır. Davacılar ... ve paydaşları, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ve adlarına tespit ve tescil edilen 127 ada 6 parsel sayılı taşınmazın eksik tespit edildiğini öne sürerek, 127 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında ise çekişmeli taşınmazın kamuya tahsis edilmiş olması nedeniyle taşınmazların adlarına tescili yerine mülkiyetin kendilerine ait olduğunun tespit edilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 127 ada 9 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin eşit paylarla davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 127 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 24.06.1957 tarih ve 393 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada da kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 24.6.1957 tarih ve 393 sayılı ve davalı ... Genel Müdürlüğü'nün tutunduğu 28.7.1953 tarih ve 11 sayılı kök tapu kayıtlarının iskanen oluştuğu dikkate alındığında varsa haritaları getirtilmeli, teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.06.2010 tarihli rapor ve eki haritada davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsadığı alan olarak yeşil kalem ile sınırları işaretlenen alan içinde kalan tüm taşınmazları ./... 2013/3121 - 4032 Sayfa: 2 ve ayrıca davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlardan olan 113 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları da içine alacak şekilde dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile bu alan içerisinde kalan taşınmazların ve bu alanı dıştan çevreleyen komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanak kayıtları, belirtilen alan içerisinde kalan taşınmazlar davalı iseler ya da hükmen tescil edilmiş iseler dava dosyaları ve davacı tarafın delil olarak dosyaya sunduğu 1 ve 437 tevzii parselleri yönünden Hazine tapusunun iptaline karar verilen Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.06.1975 tarihinde kesinleşen 12.02.1975 tarih ve 1975/70 Esas, 1975/9 Karar sayılı dava dosyası ve çekişmeli taşınmazın toprak tevzii haritası da temin edildikten sonra; yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde en az biri harita mühendisi olmak üzere üç kişiden oluşan teknik bilirkişi heyeti refakatinde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının haritalarının ölçeği ile kadastro paftasının ve toprak tevzii haritasının ölçeği eşitlendikten sonra haritalar çakıştırılarak yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanmalı, tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa ya da teknik olarak uygulanamıyorsa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi tarafından bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişilerce dayanak tapu kayıtlarında okunan sınırların düzenleyecekleri haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı duraksamasız saptanmalı, tapu kayıtları iç içe girdiği takdirde önceki günlü doğru temele dayanan ve hukuki değerini koruyan tapu kaydına değer verileceği, dava konusu taşınmazın 1 ve 437 tevzii parsellerine isabet ettiğinin anlaşılması halinde bu parseller yönünden davacılar yararına Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.06.1975 tarihinde kesinleşen 12.02.1975 tarih ve 1975/70 Esas, 1975/9 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile Hazine tapusunun iptal edildiği göz önünde tutulmalı, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de; davacıların tutunduğu tapu kaydının davacılar dışında malikleri de olduğuna göre, açılan davanın davacıların payı oranında görülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. ...