9. Hukuk Dairesi

Davacı ... Sigorta A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracı sigortaladıklarını, bu aracın 22.09.2017 tarihinde kaza yaptığını, kaza nedeniyle kendi sigortalıları olan dava dışı ...'a 38.000,00 TL sigorta tazminatı ödemesi yaptıklarını, böylece 6102 sayılı TTK m. 1472'ye göre kendi sigortalılarına halef olduklarını ve meydana gelen kazada kusur sorumluluğu bulunan davalılar ile davalıların sigortalılarına rücu etme haklarının bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin daha önce kendilerine 25.460,00 TL ödeme yaptığını, diğer davalıların meydana gelen kazada kusur oranlarının % 75 olduğunu, ödenmesi gereken paranın ise bu orana göre 28.500,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin ödediği miktar çıkartılınca geriye 3.040,00 TL kaldığını, bakiye kalan bu miktarın taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre kendi sigortalılarına 2/3 oranında kusur verildiğini, bu kusur oranına göre de gerekli ödemeyi yaptıklarını, olay haksız fiilden kaynaklandığı için de ticari faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalı tarafın ıslah zamanaşımı defi'nin reddine, Davanın Kabulüne, 3.040,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,-9.500,00-TL'nin davanın ıslah tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bakiye teminatın 7.540,00TL olduğunu, müvekkili şirket yönünden bu rakamın üzerinde sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı yan dahi müvekkili şirkete sigortalı aracın %75 kusurlu olduğunu beyan etmesine rağmen %100 kusur üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, fazlaya dair haklar saklı tutulmasına rağmen saklı tutulan bu hak asıl davanın tabi olduğunu, zamanaşımı süresine tabi olduğunu, mahkemece ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalısının ödenen hasar bedelinin rücuen istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre rücuen tahsiline ilişkindir. 2918 sayılı KTK.nun 109/4. maddesinde "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; Davacının halefiyete dayalı olarak talep ettiği maddi tazminat talebi KTK'nun 109/4. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabiidir. Davacı alacaklı tarafından ödeme tarihi olan 30/10/2017 tarihinden itibaren iki yıllık süre içerisinde davanın açıldığı ve ıslah dilekçesinin verildiği görülmekle davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap