1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/1687 E. , 2009/3083 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : CEYHAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2008
NUMARASI : 2006/174-2008/168
Taraflar arasındaki davadan dolayı Ceyhan 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 7.5.2008 gün ve 174-168 sayılı hükmün Bozulmasına ilişkin olan 24.11.2008 gün ve 10747-12205 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Davacı Hazine, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek, kadastral parselin ihyası suretiyle iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten de imar parseli ile ilgili sicil kaydının dayanağını oluşturan işlemin iptal edildiği ve kaydın yolsuz tescil durumuna düştüğü belirlenmek ve benimsenmek suretiyle mahkemece davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki tapu iptal-tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, fenni bilirkişiler tarafından keşif sonrası düzenlenen rapor ve krokiden ihyası istenen kadastral parselin bazı bölümlerinin yolda kaldığı görülmekte ise de diğer bazı bölümlerinin dava dışı 354 ada 1 sayılı imar parseli içerisinde kaldığı gibi, çekişme konusu 351 ada 1 parselde davacı Hazine ile birlikte dava dışı İ..E..’ın da pay sahibi olduğu, ancak davada yer almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kadastral parselin ihyası halinde o parselin gittiği tüm imar parselleri yönünden hüküm kurulması gerekeceğinden, o imar parselleri ile çekişme konusu imar parselinin tüm maliklerinin davada yer almaları gerekeceği kabul edilmelidir. Ayrıca, kabule göre de, davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı Belediye'ye maktu vekalet ücreti yükletilmesi doğru olup, harçtan muaf olmayan belediyenin harçla sorumlu tutulması da zorunludur. Hal böyle olunca; davada diğer kayıt maliki İ.E. ile ihyası istenen kadastral parselin gittiği 354 ada 1 sayılı imar parselin dava dışı maliki varsa ona da husumet yöneltilmesi, davaya dahilinin sağlanması gerekirken, taraf teşkili oluşturulmadan yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu hususlar karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacının karar düzeltme isteğinin HUMK.' nun 440.maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 24.11.2008 tarih 10747-12205 sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına yerel mahkemenin 7.5.2008 tarih 2006/174 Esas, 2008/168 sayılı kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Öte yandan bozma kararından sonra davalı belediyenin temyiz isteğinden vazgeçtiği görüldüğünden 24.11.2008 tarihli temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE 11.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.