(Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/6700
- Karar No
- 2011/2938
- Karar Tarihi
- 26.05.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6700 E. , 2011/2938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 841 parsel sayılı 2757,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak davacı ... ile davalılar ... ve müşterekleri adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ... ve ..., davalıların taşınmazda bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek 1/3'er pay itibarı ile adlarına tescil istemi ile dava açmışlardır. Yargılama sırasında ise taşınmazın ortak miras bırakan ... ...’dan intikal edip tüm kardeşlerinin hakkı olduğunu, ancak taşınmaz üzerinde bulunan evlerin kendilerine ait olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların kadastro tespit tutanağında ismi geçen kişileri davaya dahil etmedikleri ve davayı kanıtlayamadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Bir kısım tespit malikleri hakkında usulüne uygun dava açıldığına göre bu tespit malikleri ile davada taraf olmayan tespit malikleri arasında el birliği ile mülkiyet ilişkisi olması nedeniyle, davada taraf olmayan tespit maliklerinin usulüne uygun olarak davaya dahil edilmesi, davaya dahil edilebilmeleri için Kadastro Kanunu'nun 36. maddesine göre masrafları yatırmak üzere davacılara yöntemince süre verilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek, usulüne uygun süre verilmeksizin davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile esasa ilişkin red kararı verilmiş olması da isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.