Esas No
E. 2009/5976
Karar No
K. 2009/7668
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

1. Hukuk Dairesi         2009/5976 E.  ,  2009/7668 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/11/2008

NUMARASI : 2007/286-2008/250

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı maliki olduğu 42 parsel sayılı taşınmazdaki payı ile 2 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü davalı ile aralarında yapılan inanç sözleşmesine dayalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taşınmazların teminat olma özelliğinin devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir.

Karar, davacı vekili  tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi  raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.                                                                                                                                                      -KARAR-   Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar  verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıya ait çekişme konusu  2 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölüm ile 42 parsel sayılı taşınmazdaki payın satış suretiyle davalıya temlik edildiği kayden sabittir.

Öte yandan, taraflar arasında düzenlenen 1.4.2005 tarihli belgede, davalının hissedarı olduğu şirketteki paylarını satış suretiyle davacıya devredeceği belirtildikten sonra satış bedellerini ödeme tarzı açıklığa kavuşturulmuş ve davalının satıştan kaynaklanan bedel alacağına karşılık olmak üzere teminat olarak çekişme konusu taşınmazların sicil kaydının davalıya devredildiği, ayrıca, borç ödendiğinde  taşınmazların sicil kaydının davacıya iade edileceğini kararlaştırdıkları anlaşılmaktadır. Bu oluşum ve işleyiş tarzı gözetildiğinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin teminat mukabili temlikten, başka bir söyleşiyle inançlı işlemden kaynaklandığı açıktır. Hemen belirtilmelidir ki, taraflar  arasındaki  çekişmenin 5.2.1947 tarih 20/6  sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde   değerlendirme yapılarak  giderileceğinde  kuşku  yoktur.

Diğer taraftan inanç sözleşmeleri  tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak hakkı veren geçerli sözleşmelerdir. (Borçlar Kanunu mad.81) Anılan sözleşmelerde, taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarını, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilirler. Bunun dışında, akde  aykırı davranışın yaptırımına da sözleşmelerinde yer verebilirler.Buna dair akit  hükümleri de Borçlar Kanununun 19 ve 20 maddelerine aykırılık teşkil etmediği sürece geçerli sayılır. Bu durumda, Borçlar Kanununun 81. maddesi hükmü uyarınca kendi edimini yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan edimini yerine getirmesini istemesi olanaksızdır.

O halde, davacının, davalıya olan borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödenmemiş ise ne miktar borç bulunduğunun duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, bir borcun varlığının tespiti halinde, davacıya önel verilmek suretiyle davalıya ödenmek üzere mahkeme veznesine depo ettirilmesi, sonucuna göre bir karar  verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  1.7.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.  

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.