1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2008/7956 E. , 2008/9687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : DÖRTYOL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2008
NUMARASI : 2004/491-2008/70
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları Y.A. adına kayıtlı 1025 parsel sayılı taşınmazı bir kısmını davalıların taşkın inşaat yapmak suretiyle işgal ettiklerini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve yıkım istemişlerdir. Davalılar, davacılar aleyhine açtıkları cebri tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, taşkın inşaat yaparken iyiniyetli olduklarını bildirip, davanın reddini savunarak arsanın değerini ödemek suretiyle adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davalıların davacılara ait taşınmaza elattıklarının keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının kabulüne, temliken tescil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 1023 parsel sayılı taşınmazın davalıların miras bırakanı İ.S. adına kayıtlı bulunduğu, taşınmaz üzerindeki yapıların davacıların miras bırakanı Y.A.ün paydaşı olduğu dava konusu 1025 parsel sayılı taşınmaza taşkın yapıldığının keşfen sabit olduğu, İ.S.'ın davalılar M. ve İ.dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öyle ise, kayıt malikinin ölüm tarihine ve halen taşınmazın sicil kaydının miras bırakan üzerinde bulunduğuna, davalılar ve dava dışı kişilerin komşu 1023 parselin Türk Medeni Kanununun 705. maddesi hükmü gereğince irsen maliki oldukları gözetildiğinde 1023 parsel sayılı taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu tartışmasızdır. Öyleyse, diğer mirasçılar aleyhine ayrı dava açılmasına gerek olmayıp zorunlu dava arkadaşlığı kuralı uyarınca davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik taraf huzuru ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları bu sebeple yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 24.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.