7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından davalı borçlu aleyhinde faturaya dayalı cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasından davalı borçluya gönderilen ödeme emrinin 11/01/2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini ve davalı tarafın 15/01/2021 tarihinde takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, işbu dava açılmadan evvel İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, akabinde yapılan oturumlarda anlaşma sağlanamadığını ve neticede 05/02/2021 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde ödeme emrine, borca, takibe, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz etmişse de itirazların haksız ve kötü niyetli olup reddinin gerektiğini, davacı alacaklının bilgisayar ve bilgisayar parçaları toptan satışı, bakım ve tamiri ile ofis sarf malzemeleri toptan satış işini yapmakta olup, davalı borçluya takibe konu cari hesaba kayıtlı faturalarda yazılı bilgisayar parçaları toptan satışı bakım ve tamiri hizmeti sunulmuş olup, sunulan satış, bakım ve tamir işi karşılığı 16.05.2018 tarihli ... sıra numaralı 4.808,50-TL bedelli, 29.06.2018 tarihli 502183 sıra numaralı 4.353,00-TL bedelli, 02.07.2018 tarihli ... sıra numaralı 12.390,00-TL bedelli, 21.03.2019 tarihli ... sıra numaralı 8.850,00-TL bedelli irsaliyeli faturaları düzenleyip kendi ticari defterlerine işlediğini ve maliyeye bildirdiğini, davalının taraflar arasındaki cari hesaba kayıtlı faturadan kaynaklı borcunu tam ve gereği gibi ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı icra takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak 15/01/2021 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlunun borca itirazının haksız olduğunu, davalının bilgisayar ve bilgisayar parçaları satış, bakım, servis ve tamir hizmetinden yararlandığını, davalının bilgisayar ve bilgisayar parçaları satış, bakım, servis ve tamir hizmetinden yararlandığı halde borcunu ödememek için haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, davalı borçlunun kendisinin talep ve talimatları doğrultusunda faturalardaki hizmetleri talep ettiğini ve buna göre davacı müvekkilinin gerekli satış bakım ve onarım hizmeti sağlamış olup, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenen faturaların söz konusu işlere binaen kesildiğini, bu ticari münasebet dolayısıyla davalı borçlunun takibe konu alacağın dayanağı olan faturaları ve içeriklerini bildiğini, davacı şirketin davalıya sunduğu bilgisayar ve bilgisayar parçaları toptan satış, bakım ve tamir hizmet satışına ilişkin faturaları ticari defterlerine işlediği gibi bağlı olduğu vergi dairesine de bildirdiğini, tarafların her ikisi de tacir olduğundan takip konusu alacağın dayanağı olan faturalara konu bilgisayar ve bilgisayar parçaları toptan satış, bakım ve tamir servis hizmeti satışının davalıya verildiğinin davacının ticari defterlerinden de anlaşılabileceğini, söz konusu faturalara herhangi bir itiraz olmaması ve ticari ilişkinin varlığı göz önünde tutulduğunda, faturaların içeriğinin kabul edildiğini ve yazılı delil sayıldığının göz önünde tutulması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu faturaların münderacatında yer alan işleri tam ve eksiksiz ifa etmesine rağmen, davalının kendi üzerine düşen ödeme yükümünü tam ve gereği gibi ifa etmediği gibi borcun tamamına itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetinin açık göstergesi olduğunu, müvekkilinin, davalı borçluya sunulan bilgisayar ve bilgisayar parçaları satış, bakım ve tamir hizmetine ilişkin bedelleri faturalandırdığını ve faturalarını usulüne uygun şekilde ticari defterlerine işlediğini, bu hususun dava dosyasına sunulan irsaliyeli faturalardan görüleceği gibi yargılama esnasında yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davalı şirketin talep edilen faize ve oranına itiraz etmişse de her iki taraf da tacir olduğundan, ticari avans faizi işletilmesinde kanunen bir sakınca olmadığını, her iki tarafın tacir olduğunu gösteren kayıtlarında sunulduğunu, müvekkilinin alacağının faturaya dayalı sabit, belirli bir alacak olup bu haliyle likit bir alacak olduğunu, davalı borçlunun likit alacağa haksız olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, itiraz eden davalının borçlu bir tacir olduğunu, basiretli davranması gerektiğini, davalı borçlunun davacıdan almış olduğu bilgisayar ve bilgisayar parçaları satış, bakım, servis ve tamir hizmetine konu miktarı belli likit borcunu tam ve gereği gibi ödemediği gibi başlatılan icra takibine de haksız ve kötü niyetli itiraz ederek davacı alacaklının alacağını tahsilini engellediğini, davalı borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sebebiyle davaya konu asıl alacağın %20 den az olmamak üzere davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dolayısıyla davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın 27.850,00TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamını, 27.850,00-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan ticari avans faizi işletilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhinde 27.850,00-TL asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi için mahkemeyee başvurma zorunluluğunda kalındığını, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazın asıl alacak miktarını oluşturan 27.850,00-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamını, takip tarihinden itibaren 27.850,00-TL asıl alacağa ticari avans faizi işletilmesini, takibe haksız ve kötü niyetli itiraz edilmesi nedeniyle davacı lehine davalı aleyhine, 27.850,00-TL tutarındaki asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacağın miktarı, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceğinden ibaret olduğu görülmüştür. DELİLLER;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap