Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinde özel hastanede doktor olarak görev yapan sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde taksirle yaralama suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı TCK'nin 89/3-e maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde yazılı 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını en son kesen 18/02/2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 06/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.