1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2009/6315 E. , 2009/7409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ÜSKÜDAR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2007
NUMARASI : 2006/33-2007/100
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 441 ada 31 parsel sayılı taşınmazın maliki S. 'nin gaipliği nedeniyle İstanbul defterdarının kayyım olarak atandığını, kayımla idarenin 10 yılı doldurduğunu ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 588.maddesi gereğince S. 'nin gaipliğine karar verilmesi ve taşınmazın Hazine adına tescili isteğinde bulunmuştur. Davalı, bir diyecekleri olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 10 yıldan fazla bir süredir kayyımla idare edildiği Türk Medeni Kanununun 588.maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi 'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, Hazine tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 588 maddesine dayalı gaiplik ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 441 ada 31 parsel sayılı taşınmaz maliki Sabire’nin gaipliği nedeniyle İstanbul defterdarının 26.10.1995 tarihinde kayyım olarak atandığı, taşınmazın Piyale Mustafa Paşa Vakfından icareli olması nedeniyle, vakıflar idaresi tarafından mahluliyet kararı alınarak vakıf adına tescil istemli olarak 17.12.1997 tarihinde hazinenin tarafı olduğu mahlulen vakfına dönüş istemli dava açıldığı, davanın kabulle sonuçlandığı, derecattan geçerek kesinleştiği ve 12.9.2005 tarihinde taşınmazın vakfı adına tapuya kaydedildiği, bu kez hazine tarafından 02.2.2006 tarihinde kayyıma karşı eldeki davanın açıldığı görülmektedir.
Bilindiği üzere, tapu iptali ve tescil davaları munhasıran kayıt malikleri aleyhine açılır. Davanın açıldığı tarih itibariyle çekişmeli taşınmazın Piyale Mustafa Paşa Vakfı adına kayıtlı olduğu gözetildiğinde davalı kayyım aleyhine açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı kuşkusuzdur.Diğer taraftan, taşınmazın dava tarihi itibariyle vakıf adına kayıtlı olması nedeniyle vakıflar idaresinin kararı temyiz etmesinde hukuki yarar vardır. Hal böyle olunca, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Vakıflar idaresinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.