1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2008/6656 E. , 2008/8164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : AKÇAABAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2007
NUMARASI : 2006/57-2007/221
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı adına kayıtlı 371 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kıyıda kalan kısmının tapusunun iptalini istemiştir. Davalı, oturumlara katılmamıştır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 3621 zSayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptal ve sicil kaydının kütükten terkini isteklerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir .. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 371 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya içerisinde bulunan Akçaabat Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 11.09.1956 tarih 1956/27-1956/182 sayılı kesinleşen ilamı ile çekişme konusu 371 ada 8 nolu parselin geldisini teşkil eden 499 nolu parselin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle kumluk vasfıyla Hazine adına tescil edilerek 22.10.1958 tarihinde dava dışı Türk Petrol ve madeni yağlar T.A.Ş. 'ne satıldığı ve daha sonra devirlerle davalıya intikal ettiği anlaşılmaktadır. Nizalı taşınmazın niteliği kumluk olarak Mahkemece belirlenmiş olup, bu husus tapu kaydında da açık şekilde belli olduğundan davalının TMK'nun 1023. maddesindeki korumasından yararlanması mümkün değildir.
Ancak, yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya elverişli değildir. Dosya arasında bulunan bilirkişi rapor ve krokisinde nizalı taşınmazın idarece belirlenen kıyı kenar çizgisinin içinde kaldığı saptanmasına rağmen, mahkemenin yaptırdığı incelemeye göre de kıyı kenar çizgisinin dışında kaldığı belirlenmiş olup, bu çelişkinin giderilmediği gibi kesinleşen Kadastro Mahkemesindeki kumluk olarak nitelendirmede değerlendirilmemiştir.
Hal böyle olunca, söz konusu çelişkinin giderilmesi Kadastro mahkemesi kararı da göz önüne alınarak nizalı yerin niteliğinin belirlenmesi, kıyı kenar çizgi.sinin içerisinde kalıp kalmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerindedir kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.nun 428.rnaddesi gereğince BOZULMASINA ,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 30.6.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.