5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 08.07.2015 tarihli beş yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eklerinin akdedildiğini ve davalının bu sözleşme kapsamında asgari mal alım taahhüdünde bulunduğunu, davalının 08.07.2015 tarihli bayilik sözleşmesini süresinden önce Ankara 54. Noterliği'nin 21.06.2018 tarihli ihtarı ile hiçbir gerekçe dahi belirtmeksizin haksız olarak feshettiğini ve başka bir dağıtım şirketinden lisansını yayınlandığını, akabinde davalı şirketin talebi üzerine 08/07/2015 tarihli Bayilik Sözleşmesinin 13/i maddesi gereği sözleşmeden kaynaklanan tüm hakları saklı kalmak ve yeni sözleşme akdedilmesinin önceki sözleşmenin ibrası anlamı taşımamak kaydıyla 04/07/2018 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eklerinin akdedildiğini, davalı ... Ulaş'ın ise sunduğu kefaletnamesine istinaden kefalet limiti dahilinde davalı şirket lehine müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, müvekkilince davalının istasyonuna ariyet sözleşmesi çerçevesinde kanopili kurumsal kimlik uygulaması için 80.315,14 TL+KDV tutarında masraf ile yatırım yaptığını, buna karşılık davalının taraflar arasında 5 yıl süreli olarak akdedilen sözleşmeyi Ankara 54. Noterliğinin 24/07/2018 tarihli ihtarnamesi ile süresinden önce ve hukuki bir gerekçe göstermeksizin ve "gördüğüm lüzum üzerine" gibi belirsiz bir ifade ile feshettiğini, müvekkili şirketin fesih ihtarına cevap olarak keşide ettiği Ankara 53. Noterliği'nin 27.09.2018 tarihli ihtarnamesi ile haksız fesihten dönülmesini ve akde uygun olarak bayiliğin sürdürülmesi talep ettiğini, ancak EPDK bayilik lisans sayfasında 25/07/2018 dağıtıcı tadil tarihi ile başka bir şirket üzerinden davalı şirketin lisansının yayınlandığının görüldüğünü ileri sürerek müvekkili şirketin fazlaya ilişki hakları saklı kalmak kaydı ile bayilik sözleşmesi, ariyet sözleşmesi ve alım taahhütnamesine istinaden şimdilik; 08.07.2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve bu sözleşme için sunduğu taahhütnamesi gereği kar mahrumiyetinden kaynaklı zarar için 4.500,00 TL'nin davalının fesih ihtarını keşide ettiği 24.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, cezai şart borcu için, 4.500,00 TL'nin de davalının fesih ihtarını keşide ettiği 24.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, bayilik sözleşmesi kapsamında ariyet olarak teslim edilen malzemelerin, tüm masrafları davalıya ait olmak üzere uzman ekip tarafından sökümünün yaptırtılarak, söküm sırasında ve malzemelerin ilgili yerlere teslimine kadar doğabilecek her türlü zarardan davalı sorumlu olmak kaydıyla, ayrıca verilen ariyetli malzemelerin yıpranma ve finans bedeli talep hakları saklı kalmak üzere, müvekkili şirkete iade etmesine, ariyetli malzemeleri teslim etmemesi halinde ise demirbaş malzemelerin bedeli ile ariyet sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislinin tazminat olarak, ayrıca dava süresince teslimi halinde, fesih ihtarını keşide ettiği 24.07.2018 tarihinden, teslim tarihine kadar geçen her gün için, iade edilmeyen malzemenin o andaki piyasa değerinin dörtte birinin cezai şart olarak davalıdan tahsili için şimdilik 1.000,00 TL'nin fesih ihtarını keşide ettiği 24.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte olmak üzere toplamda 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini kar mahrumiyeti yönünden 400.000,00 TL'ye, cezai şart alacağı yönünden 35.865,00 TL'ye, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ariyet sözleşmesinden kaynaklanan haklar yönünden şimdilik ariyetli malzeme bedeli için 64.135,00 TL'ye yükseltildiğini bildirerek ıslah edilen miktarın 10.000,00 TL'sinin Ankara ... Noterliğinin 27/09/2018 tarihli ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ tarihi 01/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, ıslah edilen tutara ise ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı şirketten, davalı ... yönünden ise şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı ile diğer davalı şirketin 08.07.2015 tarihli sözleşme ve protokol uyarınca motorin ve benzin alımı üzerinde anlaştıklarını, müvekkili ...'nın da taraflar arasında yapılan ilk sözleşmeye kefalet verdiğini, ancak davacı ile diğer davalı arasında 04/07/2018 tarihinde bir sözleşme daha imzalandığını, müvekkilinin 2018 yılında imzalanan sözleşmeye kefalet vermediğini, yalnızca 2015 yılında yapılan sözleşmeye kefalet verdiğini, ancak bu kefaletin de müvekkilinin kefaletnamedeki tutarı kendi el yazısı ile yazmadığından geçersiz olduğunu, 2018 yılında yapılan sözleşme ile 2015 yılında yapılan sözleşmenin ortadan kaldırıldığını ve 2018 tarihli sözleşmenin varlık kazandığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun 2018 yılında imzalanan sözleşmeyle sona erdiğini, bu tarihten sonra meydana gelen fesih ve cezai şartlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, aksinin kabulü halinde dahi müvekkilinin kefili olduğu sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı biçimde motorin ve benzin fiyatlandırması nedeniyle diğer davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, diğer davalı şirketin feshinin haksız kabul edilmesi halinde dahi müvekkilinin sorumluluğunun kefaletnamede belirtilen 800.000,00 TL olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Petrol San. ve Dış Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunu, bayilik sözleşmesi ve 08/07/2015 yılında yapılan protokol gereği davacı ile müvekkili şirketin davacının motorin alımlarında termo maliyet fiyatının üzerine yüzde 0,35 kar payı ilave edilmek suretiyle faturalandırma yapması konusunda anlaştıklarını, ancak müvekkili şirketin kar payının daha fazla olmasından şüphelendiğini ve davacı tarafa bu husus sorulduğunda rafineriden akaryakıtı yüksek fiyata aldıklarından bayiye bu yüksek fiyatı yansıttıklarının belirtildiğini, ancak bu duruma ilişkin bilgi ve belge sunulmadığını, bunun üzerine müvekkilince Osmaniye 2. Noterliğinin 08/08/2018 tarihli ihtarnamesi ile davacı şirkete motorininin litre olarak ne kadara alındığının sorulduğunu, ancak ihtara cevap verilmediğini, bunun üzerine müvekkil şirketin... firmasıyla aynı kar payı olan yüzde 0,35 kar payından motorin alımı üzerine görüştüğü, 01.08.2018 tarihinde... firmasının müvekkili şirkete motorin litre fiyatı olarak 3,2275 TL üzerinden faturalandırma yaptığını, müvekkil şirketin davacı taraftan en son motorin alım faturasında ise motorinin litre fiyatının 4,336 TL olarak gösterildiğini, bu arada da TÜPRAŞ motorin litre fiyatında herhangi bir değişimin olmadığını, aradaki farkın litre fiyatı olarak büyük bir fark ve bu durumun hem sözleşmeye hem de protokole aykırı olduğunu, ticari olarak zararının artmasıyla davacı şirkete gerekli uyarılar ve ihtarların yapılmasına rağmen ve davacı şirketin ihlallerinin artması üzerine başka çaresi kalmayan müvekkili şirketin sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını ve feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği idiasına dayalı olarak kar mahrumiyeti, cezai şart ve davalıya ariyet olarak teslim edilen malzeme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın